Kimsenin gelmesini beklemiyorsan;
ne yaprağın önemi olur, ne böceğin!
İlk gülüşün ölür yanaklarında, sonra;
düşüncelerin ölür baştan aşağı.
Yüreğin bozulur yavaş yavaş, tükenirsin!
İçin cömert bir idam kararı almış;
Çatılacak tavanı bir gün, güneşe karşı göklerin.
Atılacak hevesi yaşamanın her can posaya dönecek.
Ezilen şuurların isyanı süzülecek, çatlaklarından
İşte! Ateşe o kadar serindir toprak!
O akıl sahibi yetkin değilken,
Her hakkın üstünden nasılda çekilecek.
Herkesin kendi inkılabı var
Herkesin inkişafı...
Lütuf buyurmuş hazret eli kolu sağ geziyor
Aklı başı yerinde.
Her nimet önünde, suyu kana kana içiyor
Zehir zıkkım olsun o şerefsiz sopuna!
Susmalı bir gün duyularımız tek tek
Susmalı bakışlara oturan anlam
Dinmeli elbet o nabız atışlarında
Bırakmalıyız her günümüzü bilerek.
Geldik işte son satırındayız
Yokuşla, inişle geldik
Bu ne dergâh, bu ne han, bu ne ey pirim!
Anda devrilip kayan ömrüme girmişsin.
Sözün vaktedir, vakit ömürde de tamam
Bu ne is, ne ateştir beni pervada yakan.
Tut ki şu izarıma vurduğu fecrimin sonu
Gel, gir içime. Ne olur, sorun yok
O senden ayrılığa giden bir sancı
Dilimde merhamet arayan
Bir dilenci gibi görünüp göze
Bir Azrail kesilen hükmüdür ölümün!
O, her şeyi bilen ve güden bir hancı
Ve bir parça kırıntı içindi kavgası karıncaların
Makbuldü göğün puslu bir griden kalan son hali.
O vakit toprak çiselerin mayın tarlası gibi ayaklara
Ve acımasız gölgeleri mahşeriydi açlığın.
Ne kadar sert vursa da iklimin o serin sabah rüzgârı
Hep ağlayacak orman kopup giden yaprağa.
Niçin fakiriz biliyor musun?
Bir ekmeğin ağızda çiğnenmesi
Olsaydı bütün mesele, alınırdı mutlak elinden
Bir araba sopaya!
Zayıf her dakika ezilirdi.
Yok paşam, o kadar yaban olmadık henüz
Kırık bir vazo da hatıralar saklı
ve duvarda ki küçük bir oyuk bunu söyler.
Ne bugünün aslı var sevgisiz ne dünün yası.
Yarına saçılmış kırık parçalar
kalbimiz var duvarda geçmişe kazılı.
Kaç sabah daha böyle yüreğin sonbaharlarında
Dağınıklığına hayatım, böyle aldırmayacak.
Hangi nedene sığmış bu yalan, yatağım soğuk!
İçime keder saymaktan, hayal kırıklığıma.
Her koyuna sıcak olsun, yaz gibi
Şefkatli bir kol arasında sabah olsun.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!