Hiç bu kadar sefil cümlelere kalmamıştık
Kabuğu yosun tutan bir ağaç gibi
Hiçbir anıyı bu kadar çürütmemiştik.
Yüreğin ne kadar dolu fırtınalısın
Bakışın bir heykel gibi çok soğuk
Yamacından kopacak bir taş misali
ve daha daha batıyor bu
alamet saydığın bebeğinde
gün kara gözlerimi
öldürüyorsun Allah'sız
geceyi de... her şey gibi.
bir ara olmasın kaldır durakları
Bir parça dudak, biraz yanaktan,
Azda bakışın düşse hani hayale.
Bir şeyler söylese duvarları yalnızlığın
Hani! .. Kapı konuşsa menteşeden.
Girmesen olur! Bir daha ve asla,
Sokmam canıma sen diye! ..
Sonbaharda hiç bir şeyi kalmamış asmanın solan yapraklarına;
sadece hastalık getiren bir zaman ve endişelerimiz bu,
boş umutlarca dolup boşalmak; baka kalmak öylece...
Baka kalmak! .
Uyuşmak mı bu dizyakla ey somut aldanış!
Son mükerrerinde değil
Bak ruhum! Seninle geldiğimiz bu yer,
bu zamana takılırsak şayet, sakın cayma.
Senle ben uzun vakitler boyu gün ettik
yorgun canına kızarak, böyle vaz geçme!
Misal var her zaman yaşanacaklara
ümitsiz kalacak değiliz, değildikte.
Yoktu! .. Hesapta kırılgan, gevşek ve argın
Baş ağrısına tevazu, mahir bir günde
Böyle uyandırılmak, aslı suretine ezik bir cuma ertesi
Yine sefil, yine makara, bütün ti'leri geçilmiş içimden.
Bu rezilliğe andıç gölgeler içinde sabahın
Kamçısıdır griye makul, beyaza riya ve güya
Tek kuruş etmeyecek sesi var!
Soluğu tabutluk bir leş,
Sokağı mezar…
İnsan eksik!
Esmer ve de güzel bedenin de
Saçı var;
Acılar; sessiz kelimelere
denk soğuktur anlatamam.
Yar içimi sen vahşetim
aç üstümü!
Karanlığım katransı
Sessizliği sevdi gözlerim;
anla işte! Bir daha
tahammülü sürdürüp ay gibi tutulmadı.
Çamur yığınları gibi üst üste
kalanlardan geriye bir çöp bırakmadı.
En derin de olan en güzeldir daima
Her geceye katık olan
Sen! Dudaklarımı yak diye!
O soğuk kışları kaç isyan
Bastırdı bu yürek.
Gene yoksun, yok
Karda kalan yalnızım, donsam kime ne!




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!