Nice güzel kız bozulur, çirkin yataklarda
Nice güzel çayır ziyan şehvete boğulmuş
Hem alçak ve rezil, utancı gibi tabiatın
Kim derdi ki şu güzelim çayırlar
Bu alçak tepelerin suyun da kadın olmuş.
Ne kadar heybetli olsa burçları keskin
Sayısız nedenden bir kaçı; belki iki, belki bir
belki de kaçtı ömürden göz göre göre
içilmemiş su, bir parça koparılmamış ekmek,
bir yudum sevgi, bir bakımlık aşk...
Çekildi zahmetsizce her gün birer birer azaldı!
Söylenmemiş şarkılar, duyulmamış söz,
Demokrasi
Kişinin yanlış kararlar alma hakkıdır
Pirinç nedir biliyorlar ama!
Karanlıkta gezen yıldızları asla.
Birkaç damla gözyaşı
Hayır, hayır ağlamıyorum
Yıldız’lara dokunmak mümkün mü?
Daha aya bile değmemişken, sümüğü burnun da bir can ile
ne istiyor şu garip halimiz?
Henüz Sokrates'ten, Aristoteles’ten, Shakspeare’den okuyoruz
düşünceyi; hangi çağa getirmişiz, ne ile?
Zir etmişiz yürekte, halt etmişiz, zehretmişiz ey halk!
Bir defa bulmuyor insan, iki kez düşünmeden
Sürmelisin üçüncüye bekletmeden bir daha
Kalbin ırmaklarını tutuştur diye söyletmeden
Ay üşür gözümün sularında bir sen üşür ve daha.
Ey gözü düşümde parlayan yıldızlar gibi uzak...
Bugün içimin her yerinde dolaşan
gönlümü ipe veren gidişin sel olmuş.
Bugün yine ölüyorum bata çıka, Ayy..
harabın selinde acılar yıl olmuş.
Dağ yamaçlarında aklıma sürgün
Gün; nefretime uzak, sevincime yasaklı
bir suçun idam'ıydı anladım ki geçen yılların sonunda
her şey olabildiği kadar iyi, hiç olmadığı kadar berbat
bir yolculukmuş bu çıktığım ölümün sehpasına.
Gün; sonların geçirdiği buhran, getirdiği boşlukları
canla doldurmakmış. Vuruldukça anladım, her yön cephe,
Yok be içim,
sana gözümden fayda
elim soğuk, tenim alışık bu rezil kimsesizliğe.
Gitmem, seni öksüzlüğe terk edip
geleceksen! Benimle... Çürüyeceksen! İşte! Onu bilmem.
O benide aşar, senide...
Bir yudum çay ve bir nefes sigaraya
Dikkati çuvallamış bakışım çekilir.
Zahmete sokar bütün düşünceleri
Bir neden var biliyorum uyku kaçaksa.
Bir neden
Koyamıyorum hiç bir tarafıma.
Şimdi sen yoksun ya
ısrar ediyorum kendime!
Hani, gölgelerin güneşe şahitliği gibi
yokluğun bu mahzenlerinde,
terkedilmiş halimi süzüyorsun ya!
Biliyorum başka topraklara güldüğünü.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!