Neyin üstünü örtebilir tavlada direnen zar,
kendini aşan bir öykünün
yoktan varedilmeme mücadelesinde.
Zamanı durduranlar vardır,
ama böbürlenmeyen...
...
İteklemek, kakalamak
neyine yarar senin? Fayda sağlar.
Kuş(un) üzümü, kuru mu bakkaliye sandın
gün ışıdığında altın başaklar altı?
Neyse, onu yansıtmalı insan;
'eğri oturup konuştuğu doğru' (usulü...)
Ama bunlar için de, kılıf icabı
ya da kendinden saydığı 'kılıfı icabı',
bir köşeye yığılıp kalıp da
'dürüstüm ben! ' de dememeli.
Kalanlarla geriye yetinmeyi öğrendik diyorlar, bununla gururlular.
Ardından geçip, eskilerin kötülüklerinden sorumlu değiliz diyorlar
ve ardından da aynı olumsuzlukları yapmaya devam ediyorlar saman altından su götüren...
Pek iyi görünmüyor, istekli; ilerlemeyi ayrılıkçılıklara damıtmaya başladılar.
özelsin sen sabahın yaban gülü,
boşver sert, hizitpçi aksırmaları.
geçmişindirler ya,
boşver sevgilim...
Beş tane saymıştım sol yukarda.
Bir tane vardı solda ilkin, Ay’ın hemen yanında.
Sonra iki tane daha görüldü bu yönde.
Ardından solda üç tane daha vardı;
__zorlayınca gördü gözler, kısılınca..
__deminki-beşler’e uzak olmayan konumlarda –
Las Vegas nerde, çöl kum fırtınası örtmüş üstünü
-
Cem, Vahşi Batı yerine Muş Şarkışla -
tuş olmak yerine Paşabahçe,
Sümerbank; oh, Radio Ga ga!
I'm taking a ride
Bir sürüş alıyorum
With my best friend
En iyi arkadaşımla
I hope he never lets me down again
Umarım ki asla düşürmez bir daha beni
“Anlayacak bir şey kalmayana kadar, hiçbir şeyi anlamayan adam! …” (!)
-
”Işık. Ondan uzak durmalıydılar.”
“Işık yoktu kardeşim. Sadece ateş vardı.”
“Saçma. Neville karanlıkta göremez.”




-
Nilgün Budak
-
Aynur Özbek
Tüm Yorumlaryeni tanımaya başladığım bi kimlik.. şiir başlıklarını ilginç buluyorum. konular da öyle.. edebi yorum yapmak istemiycem bi şair gibi geldi şimdilik bana. çünki edebi olmak amacıyla yazmıyor sanki.. derdi içini dökmek, derdi bilgileri ve ideallerini paylaşmak gibi geldi.. eh.. şimdilik bu kadar.. se ...
KARMAŞANIN ŞAİRİNE;
Yaşam pek çok farklı gibi görünen alanıyla bile birbiriyle ilintilidir. Senin pek çok farklı ürününde (şiir ve deneme yazılarında) bu bakışı kavrayabilen bir yerden ele aldığın, konuları böylesi bir mercekten bakarak gözden geçirdiğin, olguları birbirine katıp sonra yenid ...