cin kökünü çekti,
bazı dallar geldi eline.
ayıkladı hepsini az biraz,
buruşturmadan fazla...
indi doğal-açılan
çukur güzergahtan ileri.
Gel
şarap içelim
karşılıklı.
Loşlaştıralım.
Karşımızda plazma açık.
Hadi doğalım yeniden,
başkaları uyanmadan.
Çöp kutusuna yönel(ir misin) ,
gülerek çöpümüzü atalım.
Yaladı geçti teğeti, vuran, vuran
Sönmeyen dalgaların çiz bir köpüğü
-
Fazıl Hüsnü'de bir çocuk imgesi;
Aldı götürdü,
Sormazken sen,
açıveren güller..
Ah okyanus altın kumsalı, süpürüver şen şakrak dalgalarını!
Sevgiliyi ulaştır, yansıt sevdiğini!
Hangi hemşire
kan aldı
aldatıcı pıhtı pamuktan?
Sallanan iskemle
bu,
Yanıp sönen
bir tek yön eşiğinde statik usulü koca şato,
aklın himayesindeki duygu krallığında...
Ve önceden betonlarda garajda gördüğün ağaçlar,
sonradan da
karşına çıkacak olanlar...
(S) He
ya da (Wo) Ma/en.
Nefret ediyorum bundan.
Güzel bir amaç
Damarları üzerinde
Yaprakların ışıldıyor,
Işınları güneşin.
Yakasında bir ormanın,
Ve bazı adamlar
Nehre bakıyor, çağlayan.
aslında her zaman
karşısımızda olan ve uzandığımız/xca kavranabilesi
imkansızlıklarla birlikte yaşamak;
bir de görüntü olduğuna bunların,yabancı yüzlerin,
kendini inandırma cebelleşmeleriyle
geçen bir süreç...




-
Nilgün Budak
-
Aynur Özbek
Tüm Yorumlaryeni tanımaya başladığım bi kimlik.. şiir başlıklarını ilginç buluyorum. konular da öyle.. edebi yorum yapmak istemiycem bi şair gibi geldi şimdilik bana. çünki edebi olmak amacıyla yazmıyor sanki.. derdi içini dökmek, derdi bilgileri ve ideallerini paylaşmak gibi geldi.. eh.. şimdilik bu kadar.. se ...
KARMAŞANIN ŞAİRİNE;
Yaşam pek çok farklı gibi görünen alanıyla bile birbiriyle ilintilidir. Senin pek çok farklı ürününde (şiir ve deneme yazılarında) bu bakışı kavrayabilen bir yerden ele aldığın, konuları böylesi bir mercekten bakarak gözden geçirdiğin, olguları birbirine katıp sonra yenid ...