YENİ HAÇLI SAVAŞLARI
Haçlı savaşları Hristiyan dünyanın İslam’dan öç alma savaşlarıdır. Top yekûn batı karşı koyamadığı bu dine savaş açmak istemiş, onu top yekûn imha hareketi başlatmış ama bir türlü buna muvaffak olamamıştır.
Ancak yeni Roma adını verdiğimiz batı dünyası bu davasından hiçbir zaman vazgeçmemiş, her fırsatta bu davayı çeşitli argümanlarla yürürlüğe koymaktan asla imtina etmemiştir. İslam’ın yayılışını durduramayan yeni Roma onu değişik zamanlarda değişik yerlerde adeta düelloya davet etmiş, her defasında yenik çıktığı düelloyu sürdürmekten vaz geçmemiştir.
İlahi dinleri sapkınlığa uğratan Paganist Roma İslam için de aynı planı yapmış, buna muvaffak olamayınca onu yok etmeyi seçmiştir. İşte Haçlı Seferlerinin anlamı budur. Her biri bu yeni Roma için bir yenilgi olsa da o asla bu amacından bir kıl sapmamıştır. Her vesileyle değişik şekil ve biçimlerle bu savaşı yenilemekte inat etmiştir. Bu tarihi kini din bilmiş olan Yeni Roma bu amacını değişik biçimlerde de olsa yürürlüğe koymaktan asla vaz geçmemiştir.
ZULM ELBETTE İLELEBET PAYİDAR OLMAZ
1
'Küfr ile devlet kaim olur zulm ile olmaz’. Bu bir gerçektir ve dünyanın kuruluşundan beri bu böyle olmuştur. Dünyayı zulmü ile kahreden Hülagü ve Cengiz Han’ın bugün esamisi okunmuyor. Neredeyse dünyayı işgal etmiş bu Moğol hükümdarlarının fetih(!) lerinden eser yok. Hun imparatoru Atilla istilasını Avrupa’ya kadar götürmüştü ama ne yazık ki bu gün Hunlardan eser yok.
Moğollar ise olanca istilalarına rağmen işgal ettikleri yerlerde bunca zulüm işleyerek tahakküm ettikleri milletler içerisinde erimiş, kurdukları devletleri payidar olamamış ve kaybolup gitmişler, esamileri okunmaz hale gelmiştir. Dünyayı işgal eden Moğol ırkı bu gün dün yaptıkları zulümlerinin ardından koskoca bir coğrafyaya sahip vatanlarında 500 bin kişi kalmışlardır.
YABANCILAŞMA
Yabancılaşma ülkemizde 200 yıllık bir mazisi olan büyük trajedi. Bu trajediyi yaşamamız kaçınılmazdı. İslam ülkesi olan Osmanlının devlet-i ebed müddet anlayışı kendini beğenme ve düşmanı küçük görme anlayışı, Müslüman dün dünyayı gaflete düşürmüştür.
Bu gaflet o kadar ileri boyutlara varmıştır ki batı dünyasının Reform ve Rönesans hareketleri görmezden gelinmiş, kaplumbağa ile yarışan tavşan misali koca yüzyıllar uykuda geçirilmiştir. Rönesans ve reformlar ardından sanayi devrimini başaran batı İslam dünyasını yıkmak en azından ilerlemesini durdurmak, parçalamak ve yok etme peşine düşmüştür. Bunun için de gereken her türlü hazırlığı yapmış, oryantalizm çalışmalarıyla planlarını sinsice yürürlüğe koymuştur.
Bu planlardan biri de doğu insanını kendine yabancılaştırma, özünden, geleneklerinden giderek dininden koparma, dinsizleştirme, yapabilirlerse Hristiyanlaştırma politikasıdır. Öncelikle bu ülkelerdeki eğitim politikalarına el atılmış, oradan kendilerine düşman, batı medeniyetine ve insanına hayran, özüne yabancı, maymunvari taklitçi insan tipi yetiştirmişlerdir.
Bu yabancılaşma ve yabancılaştırma hareketi sistemli ve planlı bir şekilde gerçekleştirilmiştir. Bu hareket o derce ileri gitmiştir ki evinden atasından, ana ocağından koparılan saf temiz Anadolu evlatları dinine, inancına düşman, kendi halkını ve içinden çıktığı toplumu hor ve hakir görerek aşağılayan bir insan tipi haline gelmiştir.
BU GECE
Bu gece ay doğacak dediler bir başka
Bu gece ay bambaşka olacak
Yıldızlar kıyamet gibi bol ve bereketli
Gece bir başka gece olacak
15 TEMMUZ ŞEHİTLER DESTANI
Ne gözü karaymışsın sen ey büyük millet
Adın Safiye Ayşe Fatma Hatice Meryem
Nene Hatunların, Kara Fatmaların torunu
ESFEL-İ SAFİLİN
Tam işin havasında
İnsanlıktan nasibini almamış
Birileri dolaşıyor aramızda
GELSE O ŞUH
O şuh beni nerde gördü nerden bildi
Geldi meclise seni gördü seni sordu
O yine göründü ansızın pencereden
Eğildi baktı bir an o meşum perdeden
GEL BİZİ SEVDAYA ALIŞTIR
Ne olur gel bizi sevdaya alıştır
Dünya bu sel olup taşar
Gel bizi o sellere alıştır
Ne olur götür beni buralardan




-
İsmail Karaosmanoğlu
Tüm Yorumlarhaydi şair dostlar görüşelim