sonunda başladı gökyüzünden
özlemle beklenen,zengin
yine bir nisan yağmuru
günlerce penceremi yıkadı
mozaik kaldırımda duran
4x4 Kia sorent otomuzu
bahçemiz rengarenk
..
“Köleliğin 2003 yılında yasaklandığı Orta Afrika ülkelerinden Nijer'de, çocuklar küçük yaşlarda kaçırılıp köle olarak satılmasınlar diye, yüz derileri kızgın bıçaklarla kesilerek işaretleniyor.”
Köleliğin, 2003 yılında yasaklanması,
Bir çözüm olarak elbette yetmiyor ve yetmeyecekte!
..
Küresel ısınmaya karşı
Sera gazı projesine yanaşmaz
Bilim adamın itirazına rağmen
Uzaya ayna yerleştirmek isteyen
Süper güç yani
Süper yaramaz çocuk a.b.d
..
EN UZAK YER NERESİ?
Boş yere uğraşmayın fitil işlemez ona
Tüm tabipler birleşse, dikilmez aşk yarası.
Ya vardır ya da yoktur brütlük olmaz onda
Aşk her zaman net olur, olmaz onun darası.
..
Dünya Liderlerine Sesleniş Hepimiz bir Anadan Babadan gelmedik mi?
Nedir bu doyumsuzluk, kan ağlıyor insanlık,
Yaratılan evrende, biz hayat bulmadık mı?
Nedir bu doyumsuzluk, kan ağlıyor insanlık...
Doymayan şu gözleri, kara toprak doyurur,
Zulüm eden zalimi, hazan yeli savurur,
..
SENDİN
Afrika, Avrupa, tüm Arabistan
Uzun yıllar sana, olmuştu vatan
Din ırk ayırmazdı, korurdu atan
Harsınla büyüksün, koruyan sendin
Hukuka uyarak, hakda adilsin
..
seni sevdim volkan ateşi gibi
o doğduğum şehirde olmasada
seviyorum nehir sularında
senin doğmadığın şehir düşsede
beni kendine getiren çayırda
müjdelenmiş mübarek kalıyor
kavis yolundan giderken
..
Aç ta haritaya bir bak,
Görmezsen ışıkları yak,
Küçümsemeyi de bırak,
Dünyanın kalbi Türkiye'm.
Asya, Avrupa arası,
Güney Afrika sırası,
..
Başımı
Gökyüzüne
Çevirmiş
O Gizemli
Sonsuzluğu
Seyrediyordum
Birden Geliverdi
..
sahilde iki kat evleri
yüzyılda bir olur böyle
koyu aşık olan, evlenen çift
sevgilerini yazabilirler mi! ! ! mektuplara
diller dalga dalga söyleyebilir mi! mikrofonla
hazineler paha biçebilir mi!
kıymetinin orantısını!
..
anahtarın sol'üyüm
turuncunun suskusu
akasyalarıma talip oldu şef
Afrika portede zılgıt
bir yanı talih bir yanı tarih
ortasıyım atlasın
..
HERKESLERE VAR KARDEŞİM / BİZE GELİNCE ÖDENEK YOKLUĞU / MUZ VARMIŞ! ! ! !
Binlerce engelli vatandaşımızın spor yapma imkanı bulduğu Türkiye Bedensel Engelliler Spor Federasyonu Yönetim Kurulu, dün inanılmaz bir karara imza attı...
"Federasyonumuza ödenek aktarılmadğından dolayı Yönetim Kurulumuzun 25 Ocak 2015 tarihinde almış olduğu karar ile 05-08 Şubat 2015 tarihleri arasında Mersin'de yapılacak olan Atıcılık Türkiye Şampiyonası hariç diğer tüm branşların faaliyetleri ödenek bulunmaması nedeni ile ertelenmesi uygun görülmüştür." (Gazete haberi)
******
..
Köle, tümüyle başkasına aittir
Eşya gibi alınıp satılabilir
Bir insanın malı demektir
Kölelik, çok eski bir sistemdir
Hiçbir hakkı, özgürlüğü olmayan
Her işi yapmak zorunda olan
..
Kaf dağında kalmış Efsunkâr Hazine,
Emsalsiz yakutların kıymeti olmasın,
Nasıl tartar rakam aşkı dengeyle,
Değer biçen fiyatlara, düşmanım.
Özlemle yâd etmektir ancak layığın.
Atacağın bir hayat olmak zulme,
Gülmek, mutluluktu, bütün rüya.
..
Bu şu demek; çok tanrılı yapının varlığı, hala kabile ilişkilerinin rekabetçi sürer olmasıyla vardır. Her yenileşme tarih boyunca bir sınıf iktidarını kurmayı amaçlamıştır. Ama bunu yapmak içinde, halkı yanınıza almak zorunluluğu vardır.
Halkı yanınıza almanın tek yolu da, onu ideoloji (din-inanç) olarak etkileyip yönlendirmenizdir. Bunun yolu da, kendinizi sizden önce var olan geleneksel anlayışlarla ve bu anlayışların ideologları ile buluşturup, meşru kılmak olacaktır. Soyunuzu dahi, bu kimliklere yaslamak, size bir yaptırım otoriteliği sağlatacaktır.
Bu, kendisinden önceki hazırlıkları değerlendirecek, deha ve karizmatik devrimci kişilik, aristokrat kimlik, diğer başkaları gibi süreçle kendisini adım adım olgunlaştırmıştı. Söz gelmi yemenli Rahman, Yemameli Reccal, Müseylime gibi bir çok ahlakçı sofistler tarih sahnesinde belirmişlerdi. Kadroları oluşturmalıydı. Artık Arap sosyolojik coğrafyası güncellenmeliydi. Güncellenmenin formatı ayan beyan olmuştu. İş bunu eyleme dökmenin pratikliğine gelmişti.
Politikalar ve ideolojiler çok gerçekçi ve konjonktür coğrafyasının sosyolojik yapılanması ile belirleniyordu. Birinci temel sart, bedevi kitleleri kazanmaktı. Bu çok güçlü bir koza oynamaktı. Çünkü bedevi yaşamı demek, çetin şartların savaşçı ve ölümüne sadakatli kimlikleri idi. Bu bedevilerin kervan vurma becerilerini de, yeni yapının finansmanına dönüştüren, bir deha koyuştur.
..
göçmen kuşlara
takılsam ardı sıra
dağa taşlara
çakılsam ardı sıra
acı yaşamın
kanat çırpınışına
..
Ön ittifaklar, İlahi yapılardı. İlahi yapılar erken dönemin sonuna geldiklerinde El mana düşünmesini taşıyan benci tartışmaların duygu ve hayalleriyle fıkır fıkır kaynıyordu. Kaynayan düşünce som insan bencilliğine hitap eden düşünceydi. Hayata bakınca hayat bencillik üzerineydi ama özellikle de bencil olmak için doğmuş gibiydiler.
Hayata baktığımızda, korunması için öküze boynuz, file hortum, aslana pençeyle yırtıcı diş, ceylana çevik bacak; bakteri ve mikroplara organizma bedenine eklemlenme; virüse başka DNA’lar üzerinde kendi formunu inşa ettirme vs. türü yetenekleri verilmiş gibi olmakla da bunların ara boşluklarını dolduran akbaba, çakal, sırtlan türü çürükçüllere; atıkla beslenme yaptıran zincirleri de görürüz.
Organizmalar bu tür farklı korunma yöntemlerini, olası kılınabildikleri kadarıyla koloni, sürü gibi sosyal oluşun durumları içinde de oluşurlar. İnşa sosyal oluşla kalmaz. Arılar gibi karıncalar gibi maymun gibi Afrika kargasında olduğu gibi alet kullanıcı ve iş bölüşümü içinde olmalarıyla; kimi süreç ilişkileri işini insan gibi olamamakla birlikte, kendi süreçlerini üreten ilişkilere kadar götürebilmektedirler.
Bu açıdan baktığımızda canlıların korunmaları ve hayatlarını sürdürmeleri için her bir yaşam; her bir farklı donanım sahipliğidir. Yaşam, hayatları; sosyal ilişki ve olası üreten ilişkileri üzerinde tekrar aynı ortak noktada buluşturmasıyla hayat; sosyal oluş ve üreten ilişki üzerinde organizmalarda ikinci bir ortak özellik olmuş gibidir.
..
Her dem kurşunlara dizilen biziz
Paletler altında ezilen biziz
Gidenler bizdendir üzülen biziz
Size göre hava hoş efendiler
Fransız ingilz Amerikanlar
İnsanlık ahından hanginiz anlar
..
benden ölen ölülerin son doğumlarında ağladı güneş
gayrı hevesini kesen bıçağın ağında aşk düşüyüm
karanlıklarla meşgulüm hala.
Menhus ve meşhur karanlıklarda tutuldum tutarsızlıklara
ökse otunun çaresiz yıldızı gibi kayıp oldum gecende
Bir ayağım sabahla uyaklı; bilmezler oysa puslu sabahların ağlaşılarını
bir halimde gece çelme, bir ayağımda fener hülyası
..
bir ödül uğruna ne diye eğil
dik duruşla şöhret üne bakarım
miladi takvimi umrumda değil
yar bana geldiğin güne bakarım
al tası kar gibi beyaz has ele
ne olur sabunla beni kesele
..



