O gün o kadar üzgündüm ki,bütün beklentilerimi bir kenara bıraktım,bütün ümitlerimi kırdım,bütün saçlarımı çektim ama bir şey değişmedi.Değişen değişmeyendi.
Düşünmedim değil başka şeyler,sonunda elime kalemi aldım.Yazdıkça ağladım,ağladıkca yazdım.Güneşin doğuşunu seyrettim,bütün güzel şeyleri içime boca ettim.
Baktım ki bütün insanlar sokakta,hep geride kalmış kötü yaşantılar,baktım ki bir tek çaresi var yaşamanın bütün üzüntüleri boşadım.Ben ne yaşadımsa kendi kendime yaşadım.
Ey karanlık dehlizlerin sonsuzluğu
Suskunluğum belirtiyor benim
En kalabalık saatlerde kayboluşumu
En içsel duyguların altında ezik,
"Su gibi akıyor "derler ya.Hiç farkına varmıyorsun zamanın nasıl geçtiğinin.Halâ Çocuksu hisler içimizde duruyor,halâ çocuklarımızı büyütür haldeki vaziyetlerimiz daha dün gibi.
Okul yıllarımız,arkadaşlarımız ve bitmek bilmeyen anılarımız.Yürüdüğüm yollarda,geçmişten kalan o eskimiş evlerde
Yaşanmış hatıralarımız sanki halâ dipdiri duruyor gibi.
Kayarak uçup gitti yıldızlarımız.Bizler halâ buralardayız.Eskiden kabullenip,başlamıştık bu oyuna.Çılmak yoktu bu hayatta,mutlaka oynamalıydık.
Nasıl da güzeldi hayallerimiz.O titreyen ellerimiz, O heyacanlı hallerimiz nerede şimdi?
Ya o beklentilerimiz,ya gidip te hiç gelmeyenlerimiz, sahi hiç özlemediniz mi?
Şimdi girdabındayız,akıp giden zamanın en haşarı yerindeyiz.Bitirilmiş ümitlerin, köhnemiş
Özlemleri kadar yapayalnızız.Keşke öyle kalaydı,her şey güzel ve tertemiz.Keşke öyle kalaydık,bir adım ötede bizleri bekleseydi hayallerimiz
Sizin hiç, damla damla yüreğinize
Gözyaşı düştümü? Oldu mu hiç, gülerken ağladığınız? Avazı çıktığı kadar bağırmak isteyip de sustuğunuz, kırmamak için kırıldığınız oldu mu ?
Ne mi hayatın tanımı? işte o,ta kendisi oluyor, çok yumuşak yerlerine seri yumruklar atan bir boksör Gülerken ağlatan şakacı, git derken gitme der gibi
Bakan şaşkın bir aşık, böyle birini görürsen yılışık mı yılışık, var sarıl ona, o sizin hayatınız.
İple çekilen huzur
Tahammüldür yaşamak
Yalın haliyle imge
Sessiz sessiz kavrulmak
"Bir büyük düş ülkesidir yaşamak,
Öyle büyük yalanların peşinde.
En büyük belirtisi hep kanmak,
Uçup gider, son uçuşu döşün de"
Bir sigara içimi
Yaşamak,
Yanarak küllenmek gibi.
Asıl olan
Neye,niçin yanmak,
Yaşı altmışı geçmiş görünüyordu.Kadının gözlerinde kocaman bir gözlük vardı.Sanırım gözleri iyi görmüyordu.Zar zor yürüyebiliyor ama bir yandan da akşam yemeği için yemek masasını hazırlamaya çalışıyordu.
Masayı hazırlayıp kocasına yöneldi.Sedirin üzerinde ayakları felçli bir adam yatıyordu.Bu kocası olmalıydı.Sedirin yanındaki tekerlekli sandalye kocasını bindirmek için çabaladı.Sonunda adamı tekerlekli sandalyeye bindirerek masaya doğru sürüdü.Elinin tersiyle boncuk boncuk alnından akan terleri sildi.Adam iştahla önüne koyulan yemeği yedi.Sonra cebinden bir sigara çıkararak tüttürmeye başladı.Kadın acele bir şekilde bulaşıkları toplamaya başladı.Adam "bir çay koy avrat"diye bağırdı.Kadın çok yorgundu,adam çok umutsuzdu.Hayat çok acımasızdı.Yaşamak mecburi,mücadele çok zordu.Kadın zar zor kapıya dogru yöneldi
Çay koymak elzemdi.Yaşamak elzemdi.O zaman yaşamak gerekti.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!