Çok şey istemek aslında çok şeyi kaybetmek demektir.Güzel bir günün sabahında bütün çiçeklerin kokusunu duymadan yaşamak,kuşların cıvıltısını hissetmemek,Bir canlıya günaydın diyememek,samimi duygularını biriyle paylaşamamak ne kadar kötü biliyor musunuz?
Gökyüzüne bakarak mırıldanmak,ağaçların selvi boylarında kaybolmak,sonsuzluğu var iken yaşayabilmek ne güzel.
Ne güzel karşılıksız sevmek,gülümsemek,yüreğine dokunmak sevdiklerinin.Ne güzel birşeyleri paylaşmak,güldüğünü görmek ağlayan birisinin.
Neler kaçırıyoruz bir bilsek.Adımlarımızın
Yollardan mahrumiyetidir yürümemek,Hep rahat olayım diye tıka basa yemekler yemek
Bir sen geçtin bu gönlümden güzelim
Leylak koktu saçların burdan geçti
Hem ebedi hem ezeli benimsin
Bitmez sana bu yüreğin sevgisi
Ben güzellik taşırım heybemde
Bilen bilir gönlümden geçenleri
Yoktur düşmanım benim
Cila çekerim, geceden geceye
Yüzüne düşen kirpiklerinin gölgesi, sıfatına başka bir anlam katıyordu. Eğer güzelliğin somut bir tarifi olsaydı"işte güzelliğin tarifi bu" denilebilirdi . Ancak zamanın bölünmüş anlarında mahzun kalan o güzellikten başka bir zamana doğru herhangi bir eser kalmadığını görmekte mümkündü.
Geçmekte olan her günün, insanların bünyesinde oluşturduğu kişilere bakış açısının bazı zamanlarda
Var olduğu düşünülen bu güzelliği birden ortadan kaldırdığını görmek hiçte şaşırtıcı değildi.
Ey üstümden geçen
Koca boran kış,
Ey yüreğimin ince sızısı.
Yine ağlamsı bulutların,
Nar çiçekleri açmış bahçemizde
Haberin var mı?
Yeşil yeşil erik ağaçları,
Yeşil yeşil elmalar.
Kıyısından hayatın,
Tutuvermiştik.
Haberi yoktu onun
Haberi yoktu.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!