Nefesin terki mekan etmesi mi?
Ruhların ebediyete gitmesi mi?
Hayatın bir çırpıda bitmesi mi?
Ey nefsim bana söyle nedir ölüm?
Yaşamak mı ebediyen bu dünya da?
Ağıt seslerini duydu önce, sonra üzerine sıcak su döküldüğünü hissetti. Topal hoca bir yandan su döküyor bir yandan sürekli dualar okuyordu. Şöyle evin etrafına göz gezdirdi.
Kardeşleri çaresizlik içinde kıvranıyor, koca zeytinin altında anası ağlıyordu.
Komşuları toplanmışlardı. Fısır fısır konuşuyor, hafiften çilenen yağmurun altında bekleşiyorlardı.
Biter, birer birer terkeder
Bittiği zaman herşey.
En sevdiğin gider önce
Yüzünde gülümsemen sonra
Bir can gördüm,
Bir köyün en ücra köşesinde.
Mutlumu,mutlu
Umutlumu,umutlu...
Kar kış demeden yapayalnız.
Nedir dedim mutluluğun,
Eskiden önemsemek, önemsenirdi. Şimdi kişilerin herhangi bir çıkarları varsa eğer, önemsiyor gibi yapılıyor, işte o kadar.
Yani bireysel faydacılık toplumun iliklerine kadar
İşlemiş durumda. Kimin,kimlerin yanında ne kadar ederi var?Kişilerden ne kadar fayda elde edilebilir anlayışı toplumun özüne kadar indirgenmiş durumda.
Öyle ki iyi ve kötü kavramlarının değerlendirilmesinde artık bu kıstaslara göre yapılıyor duruma gelmiş. Kişilerin toplumdaki etkinliği, sosyal, ekonomik ve siyasi hayata olumlu katkılarınının hiç değeri yokmuş gibi hareket ediliyor.
Bunun sonuçlarını,sosyal hayatta ki olumsuz insan ilişkilerinde, memnuniyetsizlik tutumlarında, toplumdaki mutsuzluk oranlarının artışlarında çok net görüldüğünü düşünüyorum.
Bir gün Engin Taş evden içeri girmişti.Eşi,her zaman ki gibi geç geldiği için
Engin taşa yağdı,gürledi.İki çocuğu vardı Enginin,önce bir yutkundu.Sonra gözlerini
Kısarak başını uzattı."---Avrat,seni artık boşadım.Boş ol,boş ol,boş ol"dedi
Enginin eşi,bir an şaka sandı.Ama Engin aldı valizini eline çekip gitti.Çünkü inattı.
Parası yok,pulu yoktu kadının.Üstelik çalışmıyorduda.Ne yapsındı,aldı çocukları
Yaprak gibi,
Bir şiir düştü üzerime
Anladım ki ölüm üşüdü...
Anladım ki;
Güzel gözün üstüne
Kem gözden nazar olur
Söz olmaz söz üstüne
Yoksa intizar olur.
Yüreğe cemre düşse
Gizli bir gülüşünü yakalamıştım,
Çok eskiden.
Saklarım o gülüşünü,
Karanfil kuruttuğum defterimin
İsterim yanında olayım her an
Ben senin boyuna kurban olurum
Kipriklerin bir ok, kaşların keman
Ben senin yoluna sergen olurum




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!