Dün tepeden baktım sana ey FEKE
Masmavi, yemyeşil nede güzelsin
Gönlümü ben sana yaktım ey FEKE
Sen benim gönlümde çok çok özelsin
Bu kaçıncı Mayıs,
Ömrümden geçip giden.
Halbuki ben;
Hep baharı bekledim,
Şairlerdir yarının müjdecisi
Sevgi damıtarak yüreklere
Ey şair ne diyor iç seslerin
Bir sevgi kat hayatın seyrine
Ey samimiyet;
Yüreğimden gelen sımsıcak duyguların, kelimelere nakş ederek gelişinden tanırım seni.
Kısarak gözlerini konuşan bir insanın, yüzüne Yansıyan tatlı bir tebessüm gibi doğal ve yalın,
Hayatı yaşanabilir kılanımsın.
Ey kalleş zaman,yaz beni de defterine
Nasıl siliyorsan sil, attığın gibi karalayıp.
Ben bir zerre tutunmuşum yelkovanın uçlarına
İster silkeleyip at, ister boz bütün saatlerini zaman.
Saçlarıma bakıp deme yoruldun
Gözlerime bakıp sorma ne oldun?
Neyi aradıysam onu ben buldum
Hesabını sorma faili sensin.
Sanki
Hiç ölmeyecekmiş gibi,
Ümitle parlıyordu gözleri.
Yüzünden okunuyordu,
Mutluluk belirtisi
Kaç şiir dolusu
Boça ettin içime?
Kaç şiir kokusu
Üfledin yüzüme sen?
Kaçıncı töbem,
Tir tir titriyordu çocuk, bir çığlık kapladı ortalığı. Çocuğun Annesi doktooor, diye bas bas bağırıyor, ümitsizce bir çare arıyordu. Cepte para yok, evde koca yok, çocuğu doktora götürecek araba yoktu. Yol bilmez, yolak bilmez, doktor bilmezdi. Kaptı çocuğunu kucağına yalın ayak, baş kabak düştü yollara Fatma Ana.
Sora sora Bağdat bulunurmuş derler, her derdin bir çaresini verirmiş Huda. Fatma anne doktoru buldu sonunda. Doktor iyice yaptı muayenesini, yazdı ilaçlarını ve dedi ki saplıcan senin oğlan. Satlıcan ya da zatürre tıp dilinde iyi biline.
Ne bilsindi Fatma Ana zatürreyi satlıcanı. Yeter ki iyi olsundu oğlunun biricik canı. Para dedi, borcum ne kadar doktor bey,
Sekreteri istedi parayı. Yokladı ceplerini Fatma Ana, cebinde beş para yoktu. Daha ilaç alacak, onu beslemek için yiyecekler alacaktı.
Parmağından yüzüğünü çıkardı Fatma ana, uzattı doktoruna.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!