Adnan Deniz Şiirleri - Şair Adnan Deniz

Adnan Deniz


Anadolu'nun en ücra bir köşesine öğretmen olarak atanmıştım. Okulumun bulunduğu köye günde iki kez taşıma aracı geliyordu ama taşıma saatleri, derslerime uymuyordu.
Köylüler sen bekârsın diye bana kiralık Ev'de vermemişlerdi.
Bu yüzden her gün beş kilometre
Yürüyerek merkez ilçeye giden ana yol kavşağına ulaşıyor ve ilçeye gidiyordum ama bu da beni çok yoruyordu.
Bir gün müdüre hanım bana okulun müdür yardımcısı odasında kalabileceğini söyledi.

Devamını Oku
Adnan Deniz



Ağaç kovuğundan evi, Şırıl şırıl akan derenin hemen kenarındaydı. Bu ağacın kovuğunda Hamit, sessiz sakin yaşardı. Şehirlerden uzak durur, Gürültü patırtı istemez, bir nebze huzur bulmak için çırpınır dururdu. İnsanlardan köşe, bucak, fersah fersah kaçardı. Hamit bir kuş misali, yapayalnız yaşardı.
Deli derdi kimisi, kimisi çıplak diye ona lakap takardı. Hamit derdi” Biz babadan böyle gördük, nasıl doğduysak öyle ölürük. Diye lafları sallardı. Kimse sormazdı, neden Hamit böyle yapardı? Bilen olmazdı. Çünkü Herkes kendi keyfinde, keyfîlerine bakardı. Dereler şarkı söyler, bir ninni tuttururdu, Hamide dertlerini bu ses unuttururdu. Kışları küçük dere hiç durmadan akardı, bu dere hep coşardı adeta kudururdu.
Dağlardan kurtlar gelir kuşlarla yatardı. Çalı çırpı toplardı, yemeğini yapardı. Hamit sabaha kadar yıldızları sayardı, gündüzleri derelerde balıklarla oynardı. İçine sığınmıştı koskoca bir çınarın. Ana karnıydı kışın, Çınar yazın yaylaydı.
Taşların üzerinden seke seke geçerdi, Hamit yalnız yaşardı Dağılcakta kraldı.

Devamını Oku
Adnan Deniz



Afacan mı afacan bir çocuğu imiş mahallenin, ele avuca sığmaz, hiç oturmaz, gittiği yerde hiç durmazmış cip Mehmet.
Cip de neci demeyin sakın, cip dediğim o dönemin en hızlı aracıymış. Mehmet’le alâkasını sorarsanız, Mehmet’in de cip gibi hızlı olmasıymış.
Ağaç başlarında yatar, her gün gözü, kafası sargılı gelir ama o hiç ağlamazmış. Bakmayın böyle göründüğüne cip Mehmet’in altın gibi bir kalbi varmış.
Berber yanına çırak vermişler onu ama cip Mehmet bu, orda durur mu?

Devamını Oku
Adnan Deniz

Burma bıyığı, uzun boyu, aslında acayip huyu ile çok ilginç bir adamdı çıta emmi.
Yemyeşil ormanların, bir yaz günü nazlı nazlı akan Göksu ırmağının kıyısında, Tırtat yaylasında, kadir emminin bakkal dükkânının önünü yurt edinmişti.
Kamyon kamyon karpuzlar giderdi yaz günleri Feke yolundan yukarı doğru. Nereye giderdi o kamyonlar hiç sorgulamaz, Zaten hiçte gerekte duymazdık. Biz çıta emmiye bakardık yalnızca, çocukluğumuzun kahramanı çıta emmiye.
Niye mi? Çünkü yola çıktığında elini kaldırdığı zaman, bütün karpuz kamyonları duruverirdi.
Sanki “deli Dumrul misali" üç, dört karpuzu kamyoncular, bakkal dükkânının önüne hiç konuşmadan bırakır giderlerdi.
Sessizce bir sigara yakar uzun uzun içine çekerdi çıta emmi. Bacağında siyah bir şalvar, ayağında uzun burunlu bir kundura, üzerinde beyaz gömlek ve o meşhur yeleği olmazsa olmazlardandı. Bir tespihi vardı ki anlatamam. Taşları iri iri, taneleri kocamandı.

Devamını Oku
Adnan Deniz





Gözlerini ovalayarak kalktı yataktan. Azığını beline bağladı, ağıla indi. Ağıldan keçileri çıkararak önüne kattı. Keçileri yaymak için dağa doğru sürmeye başladı çoban Ali.
Her gün yaptığı bir işti onun için. Sıradan geçen günlerden biriydi. Gün aynı, iş aynıydı, bugün yarın hiç fark etmezdi.

Devamını Oku
Adnan Deniz



Dünyanın bizi kirlettiği
Bozulmamış saf hallerimiz
İçinde dışın gibi çocuk,
Hem güzel hem tertemiz.

Devamını Oku
Adnan Deniz





Bu gün bende başka bir hal var
Ben de bu halime şaşıyorum çocuk

Devamını Oku
Adnan Deniz



Karlar yağar lapa lapa
Beyaz düşer gözden akla,
Anne beni evde sakla
Çıkarsam ben çok üşürüm.

Devamını Oku
Adnan Deniz



Yapay dünya bırakmayalım çocuklara,yine sokaklarda koşabilsin,yine ağaçlara tırmanabilsin,kuzuları sevebilsin,yine çocukça sevinebilsinler.
Tavuk seslerine,horoz ötmelerine uyanabilsin neşeyle tavuk folluklarından yumurta alabilsin,Köpek havlamaları,koyun melemesine karışsın, çocuk sevinçleriyle,yaşamanın hazzını alabilsinler çocuklarımız.
Yapay dünya bırakmayalım çocuklara,beton binaların aralarında,sanal bilgisayar oyunlarıyla hayalleri ölmesin,Ağaçlarda erikler olgunlaşmış,baharı yaşayabilsin,erik ağaçlarına çıkabilsin,erik de yiyebilsinler çocuklarımız.
Top oynayabilsin,hayvanları sevebilsin,bırakin elleri yüzleri kirlensin çocukların,çığlıklar atabilsin,bırakın yaşayabilsin çocuklarımız

Devamını Oku
Adnan Deniz



Toplumun temeli aile ise, ailenin
Kurulması ve çocukların yetiştirilmesi bir toplum için çok büyük önem taşır.
Yarınlarımızın teminatı ve geleceğimizin mihenk taşları olan çocuklarımızın bu bilinçle, örf ve adetini, değerlerini bilen insanlar olarak yetiştirmek ailelerin ve devletimizin en aslî görevidir.
Büyükler örnek davranışlar göstererek, değerlerini yaşayarak ve yaşatarak bu konuda büyük katkı sağlayabilir.

Devamını Oku