Leğen ters dönerdi avluda,
Kar diz boyu, yüzümüz ayaz.
Bir kahkaha düşerdi yokuştan,
Ardından biz, durmadan, korkusuz biraz.
Eldiven yok, dizler ıslak,
Mezar yerin kalbim oldu,
Üstüne sustuklarımı örttüm.
Bir avuç toprak diye
Her gece içime seni gömdüm.
Rüzgâr esse adınla ürperir,
Morg önünde acı bekleyiş,
Soğuk duvarlar kadar suskun,
Dakikalar geçmez burada
Zaman bile yaslı, yorgun.
Bir isim düşer dudaklardan
Nerede gerçek sevgiler, söyle,
Yorulunca bırakmayan eller?
Bir yanlışta sırtını dönmeyen,
Kalabalıkta bile yalnız bırakmayan yürekler?
Herkes biraz gider gibi seviyor,
Bir ses ararım rüzgârda geceleri,
Adın düşer yüreğimin sinesine.
Fotoğrafına dokunurum usulca,
Sanki elin değecek elime.
Okul çıkışı yolunu beklesem
Baş başa elele konuşmak istesem
Söyleyeceğim sözleri ezberlesem
Sonsuz sevgimi söylemek içi
Görünür karşımda sevgilim
Öldürür bu dert beni,
Ama birden değil.
Gün gün ağır ağır,
Adını anmadığım anlarda.
İçimde büyüyen bir sızı bu,
Ölürsem mezarıma gelme,
Gözlerin ıslanmasın.
Ben toprağa alışırım,
Sen yokluğa alışamazsın.
Bir çiçek bile bırakma,
Bir rüzgâr geçiyor içimden,
Adı sensizliğin mevsimi.
Sokak lambaları titriyor,
Gece bile üşüyor adını duyunca.
Sana beddua bile edemiyorum,
Dilim varmıyor, kalbim razı değil.
Bunca kırılmışlığa rağmen
İçimde hâlâ sana ayrılmış bir iyilik var.
Canımı acıttın, evet,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!