Seni çok sevmiştim, her şeye rağmen,
Kırık yanlarıma değen bir umut gibiydin.
Ömrümün yorgun kıyılarında
Sessizce büyüyen bir çiçek gibiydin.
Ben seninle çoğaldım, sen bende eksildin,
Bu akşam bir başka çöktü içime
Seni andın durdum sabaha kadar
Okudum bendeki tüm mektupları
Okudum agladım sabaha kadar
Biran kulagımda çınladı sesin
Sen benim kalbimin yarısısın
Aşkın içimde yanan bir ateş
Sen yanımda oldukça gözlerimin içi gülüyor
Ben sana sevdalıyım delice
İçimi seninle ısıtıyorum Selda’m
Sessiz hastane odaları
Saatin tik takları yankı,
Duvarlar beyaz
Ama umutlar solgun.
Bir sandalye, bir pencere
Seni nasıl sevdim bir bilebilsen
Irmak gibi gelir yaş gözlerimden
Ayrı düştüm sevdiğimden gülümden
Aşkımı başıma yıktın benim
Her zaman ağlattın sevdiğim beni
Sevgimi kalbime gömdüm,
Kimseler bilmesin diye,
Sessiz bir rüzgâr gibi sakladım
En derin, en karanlık yerde.
Sevgimi kalbime gömdüm,
Sivas’a doğru ağlar giderim sensiz,
Bozkırın rüzgârı vurur yüzüme, adını taşır.
Raylar uzadıkça içim kısalır,
Her istasyon biraz daha sensizdir.
Gecenin ayazında üşür hatıralar,
Sivas’ın ayazı vurur ya yüzüne,
Öyle keskin, öyle gerçek bir yerden sevdim seni.
Rüzgârı bile titretirken dağların gölgesini,
Ben yüreğimin en sıcak yerinde sakladım ismini.
Sivas’ın buzlu sokakları gibi kalbim,
Adımlar sessiz, yankılar derin.
Her köşe karla kaplı,
Ama içinde donmuş bir sıcaklık var hâlâ.
Rüzgâr vurur pencereme,
Bu son veda,
geri dönmeyen cümlelerin eşiğinde.
Adını içimden sildim sanma,
sadece daha az acıtacak yere koydum.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!