Abdullah Uludağ Şiirleri - Şair Abdullah ...

Abdullah Uludağ

Avuç içimde ıslak bir dünya,
Toprak kokusu sinmiş parmaklarıma.
Bir tutam hayal, bir damla su,
Çamurdan doğar çocukluğumun oyunu.

Küçük bir kuş yaparım, kanatları eksik,

Devamını Oku
Abdullah Uludağ


Karlı dağların dumanında bir çizgi
Yılların yükünü taşır Sivaslı’nın yüzü.
Çilesi çoktur ama sitemi az,
Her sabah umudu yeniden çözer düğümü.

Devamını Oku
Abdullah Uludağ


Bir telin ucunda hayatın sesi,
Bir davul, bir kalp vurur aynı hevesi.
Gözlerinde ateş, yüreğinde türkü,
Geceme doğan yıldızsın çingenem.

Devamını Oku
Abdullah Uludağ

Çocukluğum, tozlu bir sokak,
Yırtık bir top, dizimde yara.
Bir elma ağacı, dalları sarkık,
Güneşin gülüşü var her sabaha.

Annem seslenir uzaktan,

Devamını Oku
Abdullah Uludağ


Çocukluğum, avluda unutulmuş bir top,
köşesi yıpranmış bir defter,
kapağında kurumuş bir yaprak gibiydi.
Çocukluğumun güzel yılları.

Devamını Oku
Abdullah Uludağ

Çok sevdim, mutlu olamadım,
Sevgi hep erken yoruldu.
Ben kalbimi ortaya koydum,
Dünya masadan kalktı.

Gülüşler ödünç gibiydi,

Devamını Oku
Abdullah Uludağ

Çok sevdim, olmadı,
Adını koyamadığım bir eksiklik kaldı içimde.
Sustum, büyüdü suskunluğum,
Konuştum, kelimeler yetmedi.

Çok sevdim, olmadı,

Devamını Oku
Abdullah Uludağ

Çok sevdim seni belki de en çok,
Hiç söyleyemediklerimde saklı kaldı bu,
Geceleri suskunluğun büyürdü içimde,
Senin adınla kararan odalarda
Yalnızlığıma yer açardım.

Devamını Oku
Abdullah Uludağ

Denizli’de karabulutlar çöktü üstüme,
Sanki gök değil de içim karardı birden.
Sokaklar suskun, rüzgâr küskün,
Adın yankı olur kaldırım taşlarında derinden.

Pamukkale’nin beyazı bile teselli etmez,

Devamını Oku
Abdullah Uludağ

Horoz öter ufukta, sabaha selam verir,
Denizli’nin kültürü gönüllere ilham verir.
Düğünlerde efeler diz vurur ağır ağır,
Zeybek oynar gençler, duruşu dağlar kadar mağrur.

Dokuma tezgâhlarında iplik türküler söyler,

Devamını Oku