Gıpta etme zengine;
Vermiyorsa fakire!
Varsa imanın dine;
Hiç imrenme bir kire!
El kiriyse mal, meta;
Gına geldi halklara, mavalları duymaktan;
Bozun artık ezberi, yoksa isyan çıkacak!
Yorulmadı çeneniz, zırvaları saymaktan;
Bir patlarsa şu millet, nice canlar çıkacak!
Gökten mehdi beklerken, yerde buldum mehdiyi!
Meğer mehdi Mevla’dan, arza inen kur’an’mış.
O, verirmiş meğersem; hidayeti en iyi
Mü’min için o kitap; en bulunmaz yaranmış.
Ey başıboş sergerdan, sokak cadde dolaşan;
Nedir şenin şu halin, yok mu kutsi bir gayen?
Ey herkese bulaşıp, onla bunla dalaşan;
Tez aklını başa al, tükeniyor sermayen!
Madem sen bir askersin, öyle davran ve yaşa!
Gönül denen o hane;
Zannetme ki kerhane!
Dersen nasıl bir hane?
Derim; o yer mabettir!
Kalp denilen şu hane;
Gönül senin değil ki; gayriye versen onu!
O, Allah’ın mülkü iken, yapamazsın sen bunu!
Kalp mirat-ı Samed’dir, ona müştak her daim!
Lütfen etme sen onu, maşukunun yoksunu!
Çıkmış işler çığırdan, düzelmesi zor gibi?
Zira ekser onarmaz, tahribata meyleder!
Bu vahamet içimi, yakar semli kor gibi
Çoklar görmez kitabı; “bana göre şöyle” der.
Dönmüş zenci saçına, işe yarar her bir iş;
Hacı dayı, hacı dayı;
Bu kaçıncı haccın dayı?
Yönel başka görevlere;
Verme bize acı dayı!
Bir baksaydın etrafına;
Bakıp hali hazıra, düşme dostum yeise!
Mülk sahibi Allah’tır ve ondadır zimamlar!
Zannetme ki; yetkiyi, verir başka reis’e!
Geldiğinde zamanı, o, nurunu tamamlar!
Hakka uymaz dervişi;
Yaptın onun ermişi(!)
Bu yetkiyi acep sen;
Kimden aldın ey kişi?
Dinden cüdaysa mürit;




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!