İlkbahar geldi, senin için.
Bu gün, şehit mi oldun, sen oğlum.
Al güller açtı, senin için.
Bu gün, şehit mi oldun, sen oğlum.
Sevgilin ağlıyor, senin için.
Bu vatan’ın, ak gül’üsünüz.
Aydınlığın, tek yol’usunuz.
İlim, irfanla, dolusunuz.
Hayat sizde, öğretmenim.
İkra, bismirabbi kellezi.
Öğütlerim, gitmez ama hoş’una.
Kendini kandırın, boşu boş’una.
Sakın güvenme, elin varoş’una.
Onlar senden, daha beter be evlat.
Göz’ünü diker, senin saf’lığına.
Rüyamda değilsin, karşımda.
Saç’ların oynuyor, baş’ında.
Aşk’a davet vardır, kaş’ında.
Oh, oh yavrum, böyle kıvır sen.
Göğüslerin vurur, yeleğe.
Doğduğunda, baba’sını görmemiş.
Ana’sını, kucaklayıp sarmamış.
Şöyle, sıcak bir köşe’ye varmamış.
Ana-Baba bilmez, öksüz- yetim’im.
Hayırseverler tutmamış, el’inden.
Çakal aslan oldu, aslan da çakal.
Arı’larda yapamıyor, halis bal.
Sen, yaşayacaksan, hırsızlığa dal.
Devir değişti, bu zalim dünya’da.
Nâs’sa, bir it oldu, itse bir kuzu.
Çekilmiyor, gurbet çile’si.
Gurbet, hasret, öldürdü beni.
Tutulmuyor, yârin yele’si.
Gurbet, hasret, öldürdü beni.
Kimseler, anlamaz derdimi.
Yine, sevdiğimi özledim.
Köy’lerine, varasım geldi.
Yol’una, oturup gözledim.
Boy’larını, göresim geldi.
Şirindi, tatlıydı, dil’leri.
Al bayrağımın, altında yürür.
Bastığı yerleri, vatanı görür.
Gittiği yerlere de, barış götürür.
Kurban olun, o çamurlu potine.
Avrupa’ya, Amerika’ya gittin.
Giderim, karanlık yollarda.
Ben perişan, anam perişan,
Bana, sır vermiyor kullarda.
Ben perişan, canım perişan.
Neslim olsun dedim, evlendim.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!