Şu kaderin cilvesi,
Neler eder, insana.
Bir de, nefsin hevesi.
Neler eder, insana.
Tuttum dersin, bir el’den.
Tam yüz otuz beş tane, ceviz diktim.
Suyunu suladım, dibine baktım.
Yetişince de, süvenini çektim.
Adaletin buysa, neyleyim baba.
Kırk yılda da, hiç mi ceviz tutmamış.
Hoca, hakkıma çizgi çekmiş.
Ben neyleyim, böyle bayramı.
Hoca, çoktan dinden çıkmış.
Ben neyleyim, böyle bayramı.
Takma sakal, düşmüş yüzünden.
Dil’lerin bal değil, zehir saçar.
Vallahi, el’inde kaldım naçar.
Bin metreden gören, öte kaçar.
Söyle, nereni seveyim senin.
Sanma kine, oldum ben de, ana.
Ben kazanırım, kendisi yer.
Evlenmenin, neresi kârdır.
Her bir yanı, kokuyor şer.
Evlenmenin, neresi kârdır.
Giyinir kuşanır, şık gezer.
Dinlemedim, baba söz’ünü.
Anlamadım, söz’ün öz’ünü.
Kendim yedim, ateş köz’ünü.
Benimde ağzım yandı, nesil.
Rüyalarımdan, uyanınca.
İlkbahar geldi, senin için.
Bu gün, şehit mi oldun, sen oğlum.
Al güller açtı, senin için.
Bu gün, şehit mi oldun, sen oğlum.
Sevgilin ağlıyor, senin için.
Bu vatan’ın, ak gül’üsünüz.
Aydınlığın, tek yol’usunuz.
İlim, irfanla, dolusunuz.
Hayat sizde, öğretmenim.
İkra, bismirabbi kellezi.
Öğütlerim, gitmez ama hoş’una.
Kendini kandırın, boşu boş’una.
Sakın güvenme, elin varoş’una.
Onlar senden, daha beter be evlat.
Göz’ünü diker, senin saf’lığına.
Rüyamda değilsin, karşımda.
Saç’ların oynuyor, baş’ında.
Aşk’a davet vardır, kaş’ında.
Oh, oh yavrum, böyle kıvır sen.
Göğüslerin vurur, yeleğe.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!