Şehvetle koştum, baba’mın bel’inden.
Hızla geçtim, arzuların sel’inden.
Hemen tuttum, anamın can tel’inden.
Dokuz ay orada, beslendim böyle.
Derken, vaktim geldi, çıktım dışarı.
Doğar iken, rüşvet’e alışmışız.
Hediye olsun diye, çalışmışız.
İşlenen günahları, bölüşmüşüz.
Bizi doğuranlara, helal olsun.
Yazılmak için, varırsak nüfusa.
Hasan Osman
Yollarından, geçilmiyor.
Suları yok, içilmiyor.
Hiçbiri, yüze gülmüyor.
Hasan Osman’ın, itleri,
Beni, böyle derbeder eden,
Biri sevdiğim, biri hasmım.
Yaşadıkça, peşimden giden,
Biri sevdiğim, biri hasmım.
Sevdiğimi, asla saramam.
İnsan Değilim
Eğer, insanlık böyle ise.
Ben, insan değilim arkadaş.
İnsanlar, şöyle böyle ise.
Ben, insan değilim arkadaş.
Bu dünya’ya, hepimiz insan geldik.
Birlikte ağlayıp, birlikte güldük.
Şeytan’ın dostlarını, kardeş bildik.
Gün gelir, defterler dürülür, o gün.
Doğru yolu da, niye şaşırırlar.
Bir insan gibi görünüyorsun.
Bütün canları yaratan, Allah,
Din kisvesine, bürünüyorsun.
Bütün canları yaratan, Allah,
Peygamber duası var, kedide.
Sevmiyorum desen, gafletle.
Göz’üme baksan da, nefretle,
Senden bir tas suyu, hasretle,
İçerim, içerim, içerim.
Benim, bütün ümidim sende.
Yokluk içinde, anamdan doğmuşum.
Sırtıma giyecek yokmuş, donmuşum.
Kayseri, keten bez’ine konmuşum.
Buna şükür dedim, idare ettim.
Sıkıntılar, yakamı bırakmadı.
Bu iş, böyle nasıl oldu, bilinmez.
Bölsen, bölünmez, dilsen, hiç dilinmez.
İp’liğin çürümüş, asla ilinmez.
Sende, şaştın kaldın, iki evli.
Koca avrat, kalmış, bir kuru deri.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!