Çok mu beğeniyorsun, beni.
Sevip, okşar, koklarsın ten’i.
Çıtır, çıtır, yiyorsun çen’i.
Seni gidi, hovarda seni.
Beni, güzel mi buluyorsun.
Yüce Allah’ın, bir sır’ı idi,
Görünmeyen canlar, diri idi.
Babam felek, anam huri idi,
Yinede, sen, bir hurisin, anam.
Çocuktum, küçüktüm, ufacıktım.
Her gördüğüne, gönül verme.
Dertleşip de, halini serme.
Kötüyle, kabir’e de girme.
Arkadaş aynandır, hey insan.
Katil insanlar, birleşince.
Doğar iken, rüşvet’e alışmışız.
Hediye olsun diye, çalışmışız.
İşlenen günahları, bölüşmüşüz.
Bizi doğuranlara, helal olsun.
Yazılmak için, varırsak nüfusa.
Hasan Osman
Yollarından, geçilmiyor.
Suları yok, içilmiyor.
Hiçbiri, yüze gülmüyor.
Hasan Osman’ın, itleri,
Beni, böyle derbeder eden,
Biri sevdiğim, biri hasmım.
Yaşadıkça, peşimden giden,
Biri sevdiğim, biri hasmım.
Sevdiğimi, asla saramam.
Bir sevinçle, bir heyecanla,
Sanki uçuyor, insan canla.
Zamanı bilmezsin, o anda.
Ne hoştur, sevdiğine varmak.
Heyecandan, elin dolanır.
Kabul etmez, Hak yolunu.
Bilmem, bu böyle nasıl hoca.
Kuldan saymaz, başka kulunu.
Bilmem, bu böyle nasıl hoca.
Bir lokmaya, din’ini yıkar.
Sabısından, ta seksenine,
İnsanoğlu, nefsine çalar.
İliğinden gram et’ine,
İnsanoğlu, nefsine çalar.
Geçmek ister, her zaman başa.
Belaları sardın, başıma.
Bana geldin de, ne oldu ki.
Ağı-zehir kattın, aşıma.
Bana geldin de, ne oldu ki.
Karşılık vermedin, sevgime.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!