Küçüktüm, yetim kaldım, babamı pek tanımam.
Ufacık, tefeciktim...Bir dağ gibiydi babam.
İlm, irfan sahibiydi, bildiğim kadarıyla
Öğretmek isterdi de, yetmezdi benim çabam...
Başı, Toroslar gibi her zaman karlı idi.
Yüzündeki çizgiler, derin akarlı idi.
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Mekanı cennet olsun.Babasızlığı iyi bilirim.
Şiir değişik bir teknikle yazılmış.Ama harika otormuş.
Bilhassa dörtlüklerin üçüncü mısralarındaki uyumun hiç bozulmadan devam etmiş olması daha da cazip hale getirmiş şiiri.
Kutluyorum.
Aradan geçen zamanın hiç bir önem taşımadığı durumlardır böylesi kayıplar... Acılar ne diner ne de değişir...
Yüğreğinize sağlık bu güzel anma şiiriniz için....
AllAH tan rahmet diliyorum o güzel insana nur içinde yatsın o vefalı yüreğinizle sizlere uzun ömürler diliyorum.derlerya herkes iyi insan olurdu vefalı olmazmış.vefalı olmak ayrı bir meziyetmiş üstad.babanıza dualarımla rahmet diliyorum size saygılarımı sunuyorum üstad.ALLAHA emanet olunuz.
Önce rahmetle anıyorum; ben de 1975 yılında 25 aralıkta kaybettim babamı, o yıllar, suskun bir üniversite öğrencisiydim; olaylar, her geçen gün büyüyüp başka bir boyut kazanıyordu... bugünlere geldik şükür ki... Babamı hatırlattığınız için sağ olun... 10 puan... Ant.+... Sevgiyle...
Bugün
Babama, babalara! ..
İşte yine bugün çok özel bir gün
Çiçekler açınca yüzünde bugün
Gülümsedi artık gözler de bugün
Gülünü nereye götürdün bugün
Bu yirmi haziran özlediğin gün
Babaların günü öyleyse bugün
Hep gülmek gerekir değil mi bugün
Nedense ak yüzler buruk gülmüyor
Biri loş köşede baygın duruyor
Birisi aniden sepken düşüyor
Bir babalar günü geldi gidiyor
Gülmedi babamda her zaman üzgün
Göçtü bu dünyadan hazanlı bir gün
O günden bugüne içim yanıyor
Her sabah ufuklar alev saçıyor
Sonu gelecektir her şeyin bir gün
Yalancı fecirler yine doğacak
Bakalım seni de kimler anacak
Vardı sözlerinde gizlenen sesler
Babamdı o beni döver örseler
Şu düğümü elleriyle çözseler
Bir babalar günü geldi gidiyor
(20.06.1999-Adana)
Arif Tatar
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Cam filmi ile meraklı gözlerden kurtulun
--------------------
Bu şiirin hikayesi:
En zor yazdığım şiirlerden birisidir bu... Babam, babalar için yazdım... Babayı hatırlamak, baba olmak çok şey yaptırır insana! .. İnsan, yaslanacak bir yer bulamadığı zaman ne acı değil mi? Üniversite yıllarında soğuk ve yılgın bir kış günümde babamı kaybettim; cenazesine bile yetişemedim; o günleri hiç mi hiç unutamam... Son defa beni otobüse bindirip o yorgun, üzgün hasta hâli gözlerimden hiç gitmedi; ellerini öptüm; hele o bakışı! .. Şimdi bile o günleri yaşıyorum; o kadar kötüyüm ki! .. Ne olur onlar hiç unutulmasın? ! Minikler, babasız kalmasın artık! .. Her gün onların başını okşayalım! .. Hele yavrularına anne baba olan o gül anneleri hiç mi hiç unutmayalım? !
Çok duygulandım üstadım..Çok güzel kaleme almışsınız babanızı..Nur içinde yatsın.. Gönülden kutluyorum eserinizi..Halim AKIN 10 PUAN+ANT
Duygulanmamak mümkün değil elbette.İnsanın her yaşta sırtını yaslayabileceği bir dağı olmalı ama ne fayda...Kimi göçüp gidiyor kimi yaşasa da ölü gibi.Sanırım ikincisi daha vahim daha elim.Hece şiirinizi tam puanla kutluyorum HŞT Hocam.Selam ve hürmetlerimle mekânı cennet olsun diyorum.
Cenab-ı Hak babanıza
Rahmet sizlere de uzun ve
hayırlı ömürler nasibeylesin
Ben de ÜÇ yaşındayken
kaybetmiştim. Çok çileli bir hayatım
olmuştu bazen aç kaldığım günler vardı..
Ama gene de Rabb'ime şükrediyorum..
Cenab-ı Hak sizleri mahzun ve mükedder
etmesin ne yapalım Kader-i İlâhi..
Cennet ucuz değil cehennem luzumsuz
değil, başımıza gelenler de tesadüf değil..
İçim burkuldu.. Mükemmelmiş meğer tebrikler
Selam ederim. efm.
Bedri Tahir Adaklı
Değerli Abim. Allah babanıza gani gani rahmet eylesin. Çok içten anlatmışsınız.
Allah hepimize imanıyla ölmek nasip eder inşallah.
Sagılarımla
Tayyar YILDIRIM.
Allah rahmet eylesin,duygularınızı mısralarda çok güzel dile getirmişsiniz,emeğine yüreğine sağlık,tam puanımla kutlarım,
Babanızın ruhu şadoldun mekanı cennet olsun inşallah Allah kimseyi anadan öksüz babadan yetim bırakmasın şiire gelince eklenecek bir şey yok harika Allah sanada sabır versin tebrıkler selamlar
Bu şiir ile ilgili 150 tane yorum bulunmakta