ne denli tutsağım gözlerine bilirsin
ak umutlarım kümelenir siyahlığına inat
bir de özlemin olmasa derim yüreğimde
ateş gibi yanarım sensiz gecelerde, kor-köz
ağır bandıralı gemiler gibi demirlenirim anılara
bırakamam kendimi billur sularına yaşamın
yağmur yağıyor derinden derine
yer gök karanlık
toprak ıslak
güze yeşil yandı
yaza kırmızı
doğa kanunları gereğince
hani kumdan kaleler deniz kıyılarında
hani evcilik oyunları sokak aralarında
hani saklambaçlar,
silkelenen dut ağaçları
hayallerimi taşıyan uçurtmalar
hani annemin elimden tuttuğu günler
tozlu tavan arasında usun gereği
bilinmezliğe gömü zamanın elinde
özdeksele sığıntıdır tüm yürekler
kimi suskun umarsızlıklar içinde
çiçek gibi güzel yaşam salt simgesel
yaşam yansımasıdır saklı suların
içinde umutların kabardığı
duru bir ışık gibi yüreklere
ve karmasıdır mutların ve acıların
yaşam suretin gölgesidir
bir giysinin içinde çırılçıplak
tenini tenime dokunmak
ve boşlukta sallanan tutkular
ah sen, yaşamın gizemi gibi
doğmak, hep yeniden doğmak yarınlara
sen ne düşünürsen düşün
işte öyle bir kız derim sana
gizemini okurum gözlerinde
bakışlarına çakılırım koca bir gemi gibi
bakışların sofistike
bakışların farklı
yağmur taşıyan bulutlar gibiyim bu gece
dokunsalar ağlayacağım
nazlı bir tedirginliğin eli koluyum
umudun terkisinde
muştu doluyum
gün olur
düşün gelişir gün ışığında
ayrışır eytişimi evrenin
doğan bir çocuk gibi
baharla göveren çiçek
kurulmuş bezirganı özdekselin
dağınık uçuşan bir tılsım gibi
ekmeğe kolayca ulaşanlarca
kurulmuş bezirganı özdekselin
sayısal azınlık insanlarca
hoyrat bir rüzgarın dürtüsünde




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!