dalgaların kayalara çarpması
fırtınalar estirir yüreğimde
ve gözlerimi ufka bıraktığımda
deniz zaten bitmiş olur
bir ömrü sığdırdığımda
çarpışmanın ortasına
damla damla çoğalır
içimde bir sonsuz ırmak
dağları, tepeleri aşıp ta
yağmur yüklü bulutlar gibi
deli rüzgarların peşi sıra
göçmen kuşların telaşı aynalara yansır
sımsıcak umutlara gülümser
çiçek taşırım yaşamsal
bir buhurdan öpüş gök bitimi
geceden gündüzü sezer
daha neyi emzirir ikilem
çatladıkapı'nın ortası bir büyük çadır
imgelerimi bırakıyorum denize
ayak uçlarımda dalgalar
yanı başımda sen
yürüyoruz usulca
bin yıllık özlemi taşıyoruz yarınlara
durgun sular gibi gökyüzü çizgisinden
bu başka başlayışın ilk sancısı profil
otomobil farlarınca yüreklere yansımış
voltası çok bulutların gözyaşları
ve doğan bir güneş gibi gözlerinde mendil
el işi el yazması örneği güzellikler yüzünde
uzun süren buluşmalarımız vardı seninle
tıpkı uzun süren bakışmalarımız gibi
saatlere sığdıramadığımız
dört nala koşan atlar gibi
kelimelere yetişemediğimiz
ve nefes nefese
gelin ahmet bey'i tanıtayım sizlere
ahmet bey memurdur devlet dairesinde
her sabah saat dokuzda
sahte tebessüm ve yapmacık günaydınlarla
oturur masasına
biraz sohbet eder arkadaşlarınla
cathy diye bir kız tanıdım ben
bana göre dünyanın en güzel kızıydı, sarışındı
gönlümde taht kurmuştu zaten
uzun saçları vardı masum bir yüzü
göz göze geldiğimiz anlar
mavi şimşekler çakardı gözlerimde
çekiç gibi yüze inen meraklar
aykırı büyütemez süt dişi geceyi
bıçak bilenir zaman çarçabuk
yitik bekleyişlerin gölgesinde neyi
bu belki son tren
belki sondan bir önceki
ankara'ya kar yağıyor sevdiceğim
ben yine odamda bermutad
gelip geçen trenleri seyrediyorum
birazdan zorlanacak beynimin kapıları




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!