Eşit olmayan sevda ve özlemlerin
acımasız,
şüpheli sadakat oyunlarının,
işbirlikçi kalburundan vurularak,
yara alarak,
yorulmadan,
Ötekileştiren bir ilacın iğnesidir,
biçimde bilgenin kayıp kimliğine şaşkınlık eden.
Vebali ağırdır!
Yazıktır!
Günahtır!
Malzeme edilen bir hilenin gafletidir,
Uzun bir yolculuğa çıkan yüreğimin, bir şafak zamanının uzlaşmaz çelişkisinde gelen bir kuzunun boyun eğmeci saflığıyla ve satın alınamayan bir sadakatsizliğin mert, tutkulu, dürüst, cesur ve bencil; olabildiğince bencil ve hatta ferrarisini satan bilgenin bencilliğinden çok daha bencil bir duygu yoğunluğuyla, kuşaklar boyunca biriktirilmiş pahalı bir emeğin karşılığını istiyorsun; sana dokunmamı istiyorsun, sana beden olmamı istiyorsun, seni örtmemi istiyorsun, seni öpmemi istiyorsun...
Gel,Sen bana kokunu üfle, ben sana ol emrini vereyim...
Zal Barlin
Ne zaman ilham aldığım gözlerinde tutukluklansam;
anıların onurlandırdığı gecenin çıplak bedeninde bir güneş,
en ateşlisinden dans eder!
Sol tarafım ısınır
Sol tarafım gamzelenir
Sol tarafım tebessüm eder...
Bir güneş tutulması dönemidir yaşadığım
Peygamberi olmuşum gözlerinin
Bedenin ellerime dilsiz
doyumdan uzak sırlar anlatır bana
Saman alevi düşmanlığın husule gelse
bir yalandan secde etse
Sen gittin ya düzeltmek için hatalı bir öpüşü,
kavgacı bir huzurun tavlanan yalnızlığında
Masal edilmiş aşkların şebnemiyle yoğrulmalı artık,
zambak üflenen yağmur kanatlı türküler
Gitmeli,
bir meryemin yalnızlığında
Ruhu çalınmış, değiştirilmiş, yok sayılmış topraklarn aşkları,
güdülenmiş aşıklara ölü doğar.
Sırf bu yüzden teni işlenmeyen,
rengi işlenmeyen,
mabedi işlenmeyen bu dağların
yaralayan esrarı gözlerinde çözülür...
Yatağına ulaşmak için ormanın dingin sessizliği ile sevişip ıslak duygular yaşaması kaçınılmaz olan derenin sevdalısı olduğu çam ağaçlarının içinde,varoluşunun anlam ve nedenini arayıp bulmaya çalışan bir filozofun, filozofik kaygı, şüphe ve
heyecan karışımı duygularla sanki hep eksik olduğuna, hep tamlanması-tamamlanması gereken ve bunun için dışsal bir faktörün olması gerektiğine inandığım şeyi/kişiyi bulma,
onunla kucaklaşma ve böylece tüm /tek eksikliğimi giderebileceğim sevinciyle moda sahilinde yürüyordum...
Ayak topuklarına kadar uzun ama kırmızı bir elbiseyle yanımda belirivermişti. Etkileyiciydi! çekiciydi! baştan çıkarıcıydı! çok hoştu...! Olabildiğince uzak ve olabildiğince yakındı! içimdeydi! bendeydi! benden özgeydi! ...ne güzeldi...!
Tutsak edilmiş bir insanın tutsaklaşmış diliyle,ses tonuyla ve cesareti kırılmışlığın utangaç bakışıyla ona bakıp kısık-tutsak bir ses tonuyla kimsin diye sorduğumda bana, modalıyım cevabını vermişti.Verdiği cevabın sorumla orantısızlığının yüz hatlarımda oluşturduğu şaşkınlığı fark etmiş olacak ki; ne istediğini bilen, kendinden emin, kesin ve keskin bir inançla evet moda lıyım ve seninle burada kucaklaşacaz demişti.
Günahlarını, bedeninde yücelten özne;
konuşmak terketmenin korkusu,
kalmanın ise eğreti içtenliğidir!
Susuyorum!
Seni azad ediyorum.
Aldığım her soluk bitmemiş,
kesik ve eksik.
Senin eksikliğin!
Bendeki sen eksikliğin!
Ne zaman elimi uzatsam bir yanım,
o yanım,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!