Yusuf Bulut 2 Şiirleri

154

ŞİİR


10

TAKİPÇİ

Dört tarafı orman ile çevrili,şirin bir orman köyünde dünyaya gözlerimi açtığımda hayatın beni şiir yazabilecek bir konuma getireceğini asla düşünemezdim.Kaderin bir cilvesi olarak küçük kente indiğimde başka açtım dünyaya gözlerimi...İlk gurbet yıllarım başladığında kaderin sınavını verir iken henüz dokuz yaşındaydım.Çilelerin duygusunda bir demir gibi kızdırılıp yoğunlaşırken duygularda yoğrulup hislerde dövülüp şiirde tava gelebileceğimi nereden bilebilirdim ki...
Yazdığım üzerinde iddialı olmadığım bu şiirler karala ...

Yusuf Bulut 2

Kapanır mı göz kapağım, çöker mi uyku?
Gelen mektuplar hal sorar, ne güzel duygu.

Bir mektıup gelmiş, uzaklardan yolları aşmış;
Belli ki; okunmuş mektubum, duygular paylaşılmış.

Devamını Oku
Yusuf Bulut 2

Karanlık çöle bir nur indi,
Nurdan aydınlandı tüm dünya.
Yaşananlar ilim içindi,
Çölü kaplarken yeşil vaha.

Hem öksüzdü, hem de ümmiydi,

Devamını Oku
Yusuf Bulut 2

Zaman, ah zalim zaman,
Kurtulamaz sana bir yakalanan.
Demir olsa eritirsin acımadan,
Taş olsa çürütürsün hiç durmadan.

Yolcu yola çıksa yorulur seninle.

Devamını Oku
Yusuf Bulut 2

Burda ne mavi deniz var, ne de martı,
Vicdanlar seyahate çıkmış, hisler tartı.
Bir toz danseder havada, cirit atar,
Biz toz bulutu içindeyiz, yolumuzu kapar.
Belki yağmur yağacak birazdan, dağılacak toz,
Yollara taşlar dizilir, ayaklara takoz.

Devamını Oku
Yusuf Bulut 2

Seni içten sevdim bir tanem,
Tereddütsüzce, çekinmeden,
Karşılıksız, karşılık beklemeden,
Seni içten sevdim bir tanem.

İçimde alev alev yanardın,

Devamını Oku
Yusuf Bulut 2

Zaman hepimizin içinde bir parça,
O bizden kopmaz ama, biz koparız.
Her şeyi silip süpüren bir fırça,
Bazen yakında, bazen uzaklardayız.

Dağlar yollara set çeken aşılmaz duvar,

Devamını Oku
Yusuf Bulut 2

Kadehten içemem,
Kırılıverir elimde,
Gerçeği söyleyemem,
Yalan olur dilimde.
Seni yaşatamam,
Ölürsün gönlümde,

Devamını Oku
Yusuf Bulut 2

Ben meçhulün yolcusu, meçhul son durak,
Bir alev yanar içimde, iklim kurak.
Çöl desem değil, burda vaha ne gezer?
Toprakta parçalanmış botum, tozda yüzer.
Üç beş diken kalmış, kurumuş bir dalda,
Bir kişi meçhule kürek çeker, yalnız sandalda.

Devamını Oku