Ben kara budundan
Yalapar oğlu Yınalcık,
Bu kırkıncı sorağım önümde yedisi;
İtil kumsalında
Bir salkım söğüt dibine oturmuşum,
Yorgun, argın bir kösük deme tutturmuşum;
.............................' Para kaşılığında methiye düzerek
.............................. vicdânını pazara döken söz erbâbına'
Biraz övgü duydun boynun gubardı,
Sözümle yazını turalarım haa! ..
İlk göz ağrısını doğaya vurduğum,
Kanımın del’lendiği zamanlardı;
Gemen Tepesi’nde kambur ardıcın
Dibindeki çalılıkta yaşardı,
Sakallı, bozaç, çayır kuşu...
Çivisi çıktıysa mer’i nizamın,
Anlama perdedir haklı kelamın;
Günahı cardadır sevabı gorda,
Gölgesi bedensiz gezen adamın...
Cuma cem olmak demek Allahın huzurunda;
Mümin itminan bulur o gönül sürurunda;
İstişaresiz cemin fazileti şüpheli,
Uy İmama konuşma! Din kimin umurunda? ...
Pazarımız kara yerde,
Yoğurdumuz karalı mı? ..!
Hiç kimse kulak vermiyor,
Feryâdımız çıralı mı? ..!
Yaramıza kurt dökerler,
Vefâ sineklere kaldı! ..
Ne zümrüt pirizma, ne yakut mercek,
Özlemlerin sapağında
Elemlerin od’ağında kalma sen!
Gecenin zülfünü tarasan bile,
Karanlığın izdüşümü olma sen?
Dinle bugün gönlümün onmayan avazını
Ve saçlarında hisset sözümün ayazını! ..
Evet, bu dizelerim ruhumun kardeleni;
Çiğdem kökünde hapis sevdamın giz bileni.
Varsam obanıza konuk eğlensem,
Candan keşik tutar elden el Gül’üm! ..?
Kaçamak işmarla bu hasret dinmez,
Koz-ağacın çimenine gel Gül’üm! ..
KELEPİR TECRÜBE
Pirden aldığın her öğüt dünden daha çok yarına,
O pahalıya mal etti, seninse hepsi kârına...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!