Duygu kutuplarında eksik değil gel-gitler,
Kaç kuşağı eskitti en doğurgan ümitler...
Geçmişi karaladık bir mumca sönmek için;
Gönül kaçgınına çağrı kar etmez
İlgisi yapaydır bahtiyar etmez
Gerçek hayat dersi alan bir gonca
Bülbüle kahrından intihar etmez...
Kül kanat sinelerde gül dağının Anka’sı;
İyi, güzel, doğruya simge yürek arması;
Varoluş imbiğinden buğulu yansılarla
Kalıcı yüceliğin billur erdem aynası...
Beden gurbetimizi kuşatan mistik sıla
Gözler aşık olursa gönül ferman dinlemez;
Kelebekleşen akıl hisleri firenlemez;
Füzyon etkisi yapar yaren tesellisi de,
O harlı melankoli kutupta serinlemez...
YUSUF BİLGE
Hay Dostum, hatırla, yıllar öncesi,
Tut ecdat sözünü, kotar dedimdi! ..
Yağmuru yel, insanı el azdırır,
Bataklıkta gezen, batar dedimdi...
Galiba çekimserdi ruhu Bezmielest’de
Cömertliğine cömert, mert olmasına mert de,
El attığı tüm taşlar kor kesilip eriyor
Nefsinin Mina’sında şeytanla başı dertte.
Zalimin nesli mazlum, mazlumun nesli zalim
Olabilir ihtimal, cahil balası alim;
Dünyamızda ne zalim ne de mazlum tükenir
Bu bir sınav süreci not veriyor muallim...
Okunup üflenmiş tılsımlı koşku,
Yorumuna kefil düş pazubendi;
Pusuda bekleyen sabırlı coşku,
Harfendaz avcının ustalık fendi…
Bilgiyle sırlanmış akıl fincanı;
Eski çam bardağına bevleden ala tânlı,
Üste lay lay lom çekmiş kürsüden, dili kanlı;
Milletin meclisinde kör gözüm parmağına:
Referansı Kan-dilden formatı Erivanlı...
Temmuzun sarı sıcağı,
Gökyüzünde bir hareket,
Eli çenesinde bulut,
Hayal eden bir hayalet.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!