Kır kalemi, Hâkim Bey...
Çünkü bana verilen hükmün adı bir mahkeme değildi.
Adı, sevdiğim insanın sessizce arkasını dönmesiydi.
Ben hiçbir suç işlemedim.
Sadece yanlış kalpte doğru kalmayı seçtim.
Hepsi bu.
Ben seni sevdim
Ömrüme ayrılık düştü.
Vuslat diye bekledim seni,
Payıma hasret düştü.
Sana bir ömür yetermiş gibi
Bu dünyadaki en zor şey ne diye sorsalar,
Nefes almak derim, yaşamak daha da zor.
İnsan bazen öyle yorulur ki hayattan,
Kendi kalbinin atışı bile yük olur.
Sabahları uyanmak eskisi kadar kolay değil,
Nefes almak istiyorum…
Öyle bir nefes ki
içimde biriken bütün o sessizlik
bir anda dağılsın.
Ama olmuyor.
Çok uzun zamandır nefes alıyorum…
Ne gözüm kalsın eski günlerde,
Ne gönlüm kalsın yarım düşlerde.
Bir zaman uğruna ömrümü verdiğim
Ne varsa, sessizce kalsın geçmişte.
Ne gözüm kalsın dönmeyen yollarda,
Bir gün ellerini bırakmak zorunda kaldım.
O an sadece sen gitmedin; güneş de benden yüz çevirdi.
Bildiğim bütün yollar karardı,
Gökyüzü bile içimdeki sessizliğe büründü.
Gözlerimde büyüttüğüm umutlar,
Bir kuş gibi göğe yükselecekken
Şairler hüzün yazmaz aslında;
bazı şeyleri herkesten biraz daha geç unutur.
Bir insan gider,
şehir yerinde kalır.
Herkes yoluna devam eder;
Ben sana kalbimin en temiz yerini verdim,
sen oraya bile yalanını bıraktın.
Ben gözlerinde bir ömür ararken,
sen gözlerimin içine baka baka
hiç başlamamış bir sevdayı yaşatmışsın bana.
Sana ne zaman âşık olduğumu hatırlamıyorum.
Bir gün değildi.
Bir bakışta olmadı.
Sen fark etmeden
küçük küçük girdin hayatıma.
Önce sesini tanıdım.
Bir gece karanlığın en dip yerine indim.
Gökyüzü susmuştu,
yıldızlar gözlerini benden kaçırıyordu.
Yalnızlığım,
kendi gölgesini bile terk etmişti.
Tam o sırada onu gördüm.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!