Yunus Emre Kulakoğlu Şiirleri - Şair Yun ...

Yunus Emre Kulakoğlu

Seni sevmek birini beklemek değildi;
gelmeyeceğini bildiğim bir mevsime
pencere açmaktı.

Ben sana hiç kavuşmadım. Ama içimde
sana ayrılmış bir hayat vardı.

Devamını Oku
Yunus Emre Kulakoğlu

Bu bir veda…
ama içinde ışık kırıntısı bile taşımayan bir veda. Seninle kalmak için kendimden vazgeçtim, nefesimi senin nefesine bağladım, kalbimi senin kalbine yasladım. Ama bütün çabalarım bir sessizliğe gömüldü. Artık elimde ne bir umut kaldı ne de bir teselli.
Senin gülüşün başka bir hayata karışırken, benim gözlerim hep aynı boşluğa bakıyor. Her nefesim, senin yokluğunu daha da ağırlaştırıyor. Benim için bu ayrılık, kapanmayan bir yara değil; sonsuz bir sürükleniş. Her hatıra, her dokunuş, her bakış şimdi bir enkazın altında kalmış.
Mutluluklar dilemek istemiyorum. Çünkü mutluluk, benim için çoktan gömülmüş bir kelime. Senin yolun senden yana, benim yolum yalnızlıktan yana. Ve ben, bu yalnızlığın içinde kendi gölgeme dönüşeceğim. Artık ne sana dokunabilirim ne de kendime. Seninle yabancılaşmam, benim içimde hiç tanımadığım bir yalnızlığı doğurdu.
Bu veda, kapanış değil.
Bu veda, sonsuz bir yankı.

Devamını Oku
Yunus Emre Kulakoğlu

Gri,
ne beyazın düşüşü, ne siyahın pişmanlığıydı.
Bir geçişti belki,bir ara renk, bir kararsızlık tonu.Ne tam aydınlık, ne de karanlığın koynunda huzur.Bazen kirlenmiş bir beyaz gibi dururdu, çocukluğun lekesiz sabahlarına sırtını dönmüş, biraz toz, biraz duman,biraz da suskunlukla yoğrulmuş. Ama bazen de, karanlığın içinden yavaşça süzülen bir ışık gibi, iyileşmeye çalışan bir siyah olurdu. Yaralarını sarmaya çalışan bir gece, şafağa inat.
Gri,
bir karar anıydı belki de. İki uçurum arasında gerilmiş bir ip, bir adım beyaza, bir adım siyaha. Ve her adımda biraz daha kendinden vazgeçen bir ben.Duygularımın rengi de gri artık. Ne tam sevinç, ne tam hüzün. Ne umutla doluyum, ne de umutsuzluktan yıkılmış. Sadece oradayım, bir yerde, bir zamanın kıyısında, ne geçmişe ait, ne geleceğe hazır.Uzun yazlar geçti üzerimden, gölgeler uzadı, güneş bile yoruldu. Ve ben,
her yazın sonunda biraz daha eksildim.

Devamını Oku
Yunus Emre Kulakoğlu

Benim hikâyem griyle başladı.
Ne beyazın düşüşüydü, ne siyahın pişmanlığı…
Bir ara renk, bir bekleyiş, bir yanılsama.
Ben o griye inandım.
Çünkü insan, elinde hiçbir şey kalmayınca bir ihtimale sarılıyor.
Ben de sarıldım.

Devamını Oku
Yunus Emre Kulakoğlu

Senin gülüşünü anlatmaya her başladığımda
kelimelerim yarım kalıyor.
Çünkü insan sevdiği kadının gülüşüne
nasıl bir benzetme bulabilir ki?
Güneş desem, eksik kalıyor.
Çünkü güneş yalnızca dünyayı aydınlatıyor;

Devamını Oku
Yunus Emre Kulakoğlu

Bana en çok neyin ağır geldiğini
uzun zaman anlayamadım.

Başka birinin olması değildi mesele.
Asıl acıtan,
sana ait sandığım güzel günlerin bile

Devamını Oku
Yunus Emre Kulakoğlu

Kadınları mı, ormanları mı, okulları mı, çocukları mı, hayvanları mı koruyalım?
Aslında bu sorunun tek bir cevabı yok; çünkü hepsi birbirine bağlı, hepsi aynı zincirin halkaları.
Kadınları korumak demek, toplumun vicdanını korumak demektir.
Ormanları korumak demek, nefesimizi, geleceğimizi korumak demektir.
Okulları korumak demek, bilginin ışığını, yarının umudunu korumak demektir.
Çocukları korumak demek, insanlığın en saf gülüşünü, en temiz yarınını korumak demektir.

Devamını Oku
Yunus Emre Kulakoğlu

Umudunu kaybedince
insan bir anda yıkılmıyor.

Önce yarınlarını kaybediyor.
Sonra sabahlarını…
Sonra bir zamanlar

Devamını Oku
Yunus Emre Kulakoğlu


Bir zamandır kendime bile uzağım,
İçimde yaşayan adam çıkıp gitmiş sanki.
Ardında bana benzeyen bir yüz bırakmış,
Ben o yüzü taşıyorum şimdi.

Devamını Oku
Yunus Emre Kulakoğlu

Her şeyi unutalım,
adlarımızı, yüzlerimizi, geçmişte bıraktığımız izleri.
Sanki hiç tanışmamışız gibi,
ama aynı zamanda yeniden tanışacakmışız gibi.

Bir gün karşıma çık,

Devamını Oku