LAVİNYA
Siyah zülüflerine gönlümü
Bağlamışım
Hasreti bırakmıyor, Lavinya'm
Yalnızlıktan zor çekilmiyor
LAZIM
Zaman zaman konuşasım gelir,
Dilimin ucuna kadar gelir cümleler,
Bir düğüm olur boğazımda
Yutkunurum…
Olmuyor.
LEYLÂ'NIN GÖZÜNDEN
Ey gönlümün kıblesi, sır benim, yâr benim.
Bakışında çoğalan bahârım.
Adını söyledikçe içimde açan gül,
Vuslat gülüm, bekleyiş gölgem.
MAHKUM
Sende gördüğümü
bir nazar daha görür diye
derûnum ürperir.
Gül cemâlinin sırrı düşer dillere diye
bahçemi rüzgârdan bile gizlerim.
DERD-İ MART
Bir soğukluk var memlekette,
Sanki rüzgâr değil, ah dolaşır sokaklarda.
Güneş doğsa da solgun bir kandil gibi,
Isıtmaz üşüyen gönüllerin harâb diyarını.
MART
Yeni ufuklara yelken açılır mart denince,
Rüzgârın dilinde ince bir ninni çözülür.
Kışın suskunluğunu yırtan ilk ışık gibi
Kalbimde saklı bütün yollar sana bükülür.
MARTIN ÜŞÜYEN YÜZÜ
Bir soğukluk var memlekette,
Rüzgârın dili keskin, geceler uzun.
Sanki mart değil dert
Dolaşıyor sokak sokak, ev ev.
MART TADI
Mart sabahı serin bir yağmur,
Güneş bulutların ardında.
Eriyen kar suya karışır,
Islak toprak kokar avlularda.
MASADA KALAN AKŞAM
Çayın buğusu yükselir,
sofraya yayılır;
söz uzamaz, gönül anlar,
akşam kalır masada.
MASADA KALAN EKSİK
Aklıma düşmediğin bir vakit yoktu aslında,
Sadece söylememeyi öğrendim zamanla, sustum,
Adını içimde büyüttüm, dilime değdirmeden,
Kendi sessizliğimde sana doğru kayboldum.




-
Yücel Özkü
-
Yücel Özkü
-
Yücel Özkü
Tüm YorumlarHayat, avuçlarımızdan sessizce süzülen bir nehirdir.
Zaman geriye dönmez;
geçip giden günlerden bize yalnızca
yüreklere dokunduğumuz kadar iz kalır.
İnsan, sustuğu yer kadar derin; yazdığı yer kadar kalıcıdır.
İnsan, sustuğu yer kadar derin; yazdığı yer kadar kalıcıdır.