Ruhumda bir ukde, dilimde nâle,
Gark oldu bu gönlüm sonsuz melâle.
Mecnun’u düşüren o kor misâle,
Düştüm ki muradım seni sensemek.
Lâ-mekân içinde kaldım bî-karar,
Kalbimde bir ağrı, durmuyor yerinde,
Sanki bir uçurum, en uç derinde.
Söylenmez sırlarım, saklı serinde,
Nefesim kesilir, geçer galiba.
Yutkunmak bir bıçak, saplı gırtlakta,
Bir bebeğin gülüşünü seviyorum,
Daha kirlenmemiş bir sabah gibi.
Dünyaya küsmemiş bir bakışı var,
Bana “her şey bitmedi” diyor gibi.
Güneşin denize değdiği anı
Ben atıyorsam eğer o tek taşı,
O koskoca, surlarla çevrili yapıya...
Adım sığmaz kimsenin lügatına,
Bir niyetin yankısıdır sadece,
Belki sıradan bir hata, belki bir sitem.
Adı, bir gece yarısı suç gibi fısıldanır kulaktan kulağa...
Yaşamak deniyorsa nefes almaya,
Şayet ölüyorum ben her adımda bir parça.
Sızım öyle eski ki, öyle tanıdık artık;
Kendi enkazımı süpürüyorum her sabah sessizce.
Işık küçülüyor, balmumu damlıyor masaya,
Sanki kendi gövdesinden yaşlar döküyor bu aydınlık.
Ben de öyleyim;
Kendi içimde eriyen, kendi karanlığına yenilen...
Bir suçum yok, bir sebebim yok karamsarlığa,
Sadece gökyüzü çok ağır geliyor bugün,
Pembe bir şafaktı beklediğim an,
Kapkara bir gece çöktü aniden.
Yıkıldı saraylar toz oldu cihan,
Vazgeçtim umuttan koptu her bir yan.
Yollara gül serip sevda ektim de,
"Kendin gibi birine yar olur muydun?" diye sordular,
Benim gibi biri için koca dünyayı yakardım.
Mertliğim sığmaz iken ne bahara ne güze,
Kendi ruhumun o mağrur nârıyla göğe bakardım;
Yine kendi gönlümün nehrine sevdayla akardım.
Sönmez içte yangın
Ruhum sana baygın
Yollar artık yaygın
Gönül hayli saygın
Düşler bence kaygın
Her yanımda yaygın
1
Gel ey dilber-i şeb-i hicran, bak neler söylerim sana,
Aşk meyini içerken yandım, aşk şarabıyla kana kana.
Gönlümde açan her çiçekte senin gül yüzünü ararım,
Aşk bahçesinde solan her yaprakla biraz daha sana sararım.
2




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!