Yiğit Efe Kuluş Şiirleri - Şair Yiğit Ef ...

Yiğit Efe Kuluş

Bir nehrin iki yakası
Gibi düştük ayrı yere
Su çağırır durur suyu
Kavuşamaz bile bile

Ay vururken durgun suya

Devamını Oku
Yiğit Efe Kuluş

Duvarı boyadım, setr oldu her yara,
Lâkin sînede kaldı o eski hatıra.
Renkler örttü zahiri, sakladı her izi,
Lâkin ruhumda hâlâ o çatlak sızı.

Harç ile kapansa da her bir şikâf-ı ten,

Devamını Oku
Yiğit Efe Kuluş

Siyah beyaz bir kağıtta donmuş kalmışız,
Gülüşüm taptaze ama ruhum çoktan kül.
Bakışımla bir anın içine hapsolmuşuz,
Ben burada diriyim, toprağımda sümbül.

Elimi tutan dostum artık bir hayal,

Devamını Oku
Yiğit Efe Kuluş

ekim gününde devrim gibiydin
seni görünce kızıl bayrak dalgalanırdı
göklerde

bende her gün isyandın
her gün mayıs bir

Devamını Oku
Yiğit Efe Kuluş

Eski bir rüzgârdır, içimde esen,
Sanki bir hançerdir, yolumu kesen.
Gülüşler saklıdır, orada bilsen,
O tozlu raflarda, kaldı hatıra.

Bir çay buğusunda, tüter o günler,

Devamını Oku
Yiğit Efe Kuluş

Fikirler dökülür, her biri yalan,
Ben bir fahişeyim, düşleri talan.
Pazarda satılır, her yeni hayal,
Gönül bir esirdir, aklımda visal.

Ruhumu satarım, her gece sana,

Devamını Oku
Yiğit Efe Kuluş

Önce bakışlarında yakaladım o tanıdık ışığı,
Sonra sesinin kıvrımlarında saklanan o eski tınıyı.
Dünya yabancıydı, yollar tekinsiz,
Ama sen güldün;
Sanki çocukluğumun kapısı aralandı sessizce.

Devamını Oku
Yiğit Efe Kuluş

Miadı dolmuş bir düş, dar gelen bu dünya,
Her sabah aynı boşluğa açılıyor perde.
Vazgeçmek değil bu, erken sönmüş bir iddia;
Ruhum çoktan gitti, cesedim kaldı geride.

Devamını Oku
Yiğit Efe Kuluş

Siren sesleri böldü uykumuzun en ince yerini,
Sen mutfakta çay demliyordun, ben yarınları.
Kapı eşiğinde yarım kalmış bir cümle gibi baktık,
Gözlerinde ihtilal, ellerinde soğuk bir korku.
Seni benden değil, bizi bizden aldılar;
Kim olduğunu bilmediğimiz o büyük karanlığın içinde.

Devamını Oku
Yiğit Efe Kuluş

Ruhumu daraltan o vernikli mahzen, o kaskatı sıralar,
Birer pranga gibi sararken gençliğin bileklerini;
Terk ettim tebeşir kokulu, griye çalan rüyaları,
Sırt çevirdim cetvel gibi dümdüz ve ruhsuz dertlere.
Bir nefes ki; mektebin tozundan kurtulup da alınan,
Yeşil yurdun ufkunda bir zümrüt kadeh gibi parlar.

Devamını Oku