Yaralı Dünya
Hangi dilde ağlarsa ağlasın bir çocuk,
Gözyaşının ırkı, rengi, dini yoktur yoldaşım.
Güçlünün sofrasında sömürülen bu dünya,
Gencecik fidanların kanıyla dönüyor ne yazık ki…
Ve egemenlerin çizdiği o kanlı haritalarda,
Yitip gidiyor insanlığımız, sessizce…
Biliyorum, tahtlar kurulmuş mazlumun kemiklerinden,
Güçlüler paylaşıyor yeryüzünün ekmeğini.
Ama unuttukları bir şey var bu vahşi düzende;
Kalemim her susturulan çığlığın, her ezilen nefesin,
Haksızlığa uğrayan her canın yanındadır!
Çünkü onur, sarayların ihtişamına eğilmeyen
Asil bir direniştir.
Biz ki acemi çiftçileriydik barışın,
Şimdi bombaların düştüğü o uzak coğrafyalarda,
Ölen çocukların arkasından sessizce Lâl oluyoruz.
Fakat gözlerimiz kapansa da, içimizdeki o çocuk
Haksızlığın karşısında her zaman gür sesle haykıracak;
Çünkü adalet, paranın ve gücün zindanlarına
Sığmayacak kadar kutsaldır.
Yaşamak, sadece bu zulmü izleyip uyumak değilse eğer,
Yazılacak elbet mazlumların da zafer hikayesi.
Emeğimiz, çocukların kurumuş gözyaşlarında saklı,
Tüm sömürü zincirlerini kırıp,
Dünyayı o saf, çocuksu gülüşlere teslim edecek.
Sen yine de sıkı sar yüreğini bu karanlık çağda,
Zulmün ördüğü o duvarlara, sahte güçlere boyun eğme.
Çünkü tankların ve bombaların yıktığı bu yeryüzünde,
Bir çocuğun alnına kondurulan o temiz öpücük,
Zalimlerin bütün saraylarını yerle bir etmeye yetecek!
Kayıt Tarihi : 11.09.2026 20:52:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
İnsana dair




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!