Bir Avuç Başak
Sevgilim, bugün 1 Eylül, havalar soğudu,
Ya da sen yoksun diyedir
Üşüyen ellerimin sebebi.
Biliyorum, ikimiz de bu kış çok üşüyeceğiz,
İçimizdeki çocuğa sıkı sıkı sarılıp
Bazı geceler ağlayacağız da...
Ve ilk kar düşünce dağlara;
Soğuktan elleri üşümüş,
Mendil satan bir çocuğu
Düşünüp yine utanacağız
İnsanlığımızdan...
İki ayrı coğrafyada, aynı gökyüzü altında,
Göçmen kuşların kanadına iliştirilmiş;
Büyümüş ama hiç çocuk olamamış
İki çocuk gülüşü bıraktık,
Gittikleri yerlere umut götürsünler diye.
Sevgilim, bugün 1 Eylül; özlemenin
Ziyan olan hasadındayız.
Oysaki yağışlar iyi, güneş yettiğince sıcaktı,
Emeğimiz acemi bir çiftçinin heyecanıydı,
Bilemedik...
Bahara çok var daha,
Biliyorum bu kış ikimiz de çok üşüyeceğiz.
Çocuk gülüşlerimizi düşünüp ısınırken,
Geceleri yanan sobanın tavana yansıyan ışığıyla,
Rüzgarın uğultusuna sarılıp uyuyacağız.
Yaşamak uyumaksa; ölümün felsefi detaylarını
Ve belki de başka evrenlerde iki ruhun
Her şeyden arınmış vuslat hikayesini yazıp
Birbirimizi teselli edeceğiz.
Sen yine de sıkı sar yüreğini,
Ziyan olmuş ekinlerimizi düşünüp üzülme.
Nasibimize düşen bir avuç başağın,
Aslında ambarlar dolusu samandan daha
Kıymetli olduğunu bilerek...
Kayıt Tarihi : 9.09.2026 23:14:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
İnsana dair




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!