Duvarların Ötesi
Dört duvar dedikleri nedir ki yoldaşım,
Bir parça taş, biraz soğuk demir...
Asıl tecrit, insanın insandan vazgeçtiği yerde başlar,
Asıl mapusluk, adaletin sustuğu mısralarda.
Biliyorum, her köşede bir yalnızlık pususu,
İnsanlığın üzerine kapanıyor ağır kapılar.
Ama unuttukları bir şey var bu karanlıkta;
Onur, pencerelerden sığmayan bir gökyüzüdür,
Ve hiçbir ideoloji, hiçbir hücre
Sığdıramaz zincirlere özgürlüğün nefesini.
Biz ki acemi çiftçileriydik umudun,
Şimdi iki ayrı coğrafyada, belki de bir hücre karanlığında,
Aynı adalet türküsünü mırıldanıyoruz sessizce.
Gözlerin kapansa da, sesin gür çıksın dostum;
Çünkü mücadele, o duvarlara çarpa çarpa
Kendi yolunu bulan hırçın bir nehir gibidir.
Yaşamak, sadece nefes alıp uyumak değilse eğer,
Yıkılacak bir gün bu felsefi zindanlar.
Emeğimiz, acımızın harcıyla yıkanmış o asil duruş,
Tüm tecritleri kırıp,
Bizi o hak edilmiş vuslata ulaştıracak.
Sen yine de sıkı sar yüreğini o demir parmaklıklarda,
Ziyan olmuş yıllara, susulmuş feryatlara üzülme.
Nasibimize düşen bir avuç onurun,
Aslında saraylar dolusu esaretten daha
Kıymetli olduğunu bilerek...
Kayıt Tarihi : 10.09.2026 15:08:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
İnsanlı Onuru




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!