Asırlardır birikmiş kadınların öfkesi
Patlayacaktı elbet yükselecekti sesi
Saçı urgan olacak isyanı darağacı
Ahlakı bilmeyene öğretilecek acı
saç tellerimi sayacak kadar
bol vaktim var
daha doğrusu kendime ayıracak vaktim yok
toplu yaşamanın kuralları vardır
kendin için vakit bulamazsın
özlersin kendin için bir şeyler yapmayı
tek seferde yazamıyorum
sana akan gönlümün
çırpınışlarının dramını
duygularımı düşüncelerimden
ayıklamalıyım
gibi bir hisse kapıldım
Fırsatlarına harcadın beni
Sorumluluğu sorun gören
Dışı onur sergileyen
İçi kaypaklık ören
Sakat düzenin
Sakatat küfü
Y alnızlık kor mudur kar mı
A cıyı karsam kanıma donar mı
S esimi gömdüm gidişine abim
İ çimden çıkamıyorum ki acın da
çıksın içimden
N asıl da vurdun beni nefes
yok yok
hepten bırakmadım
perhizdeydim
öyle özledim ki
klavyesinde gül tuşu
Tanrım;
Kapılarını kalemime kapattığın günden beri şiir yazmadım. Şair öl dedin, öldüm... Son yazdığım mı?
O, o sadece bir ağıt... Şiir değil ki. O acı güne saygı duruşu idi. Yüreğimin acıyı vuruşu idi o.
Duvarların arkasında dur ve sakın çıkma dışarı dedin. Sus dedin, yazma dedin. Ev ...