Yağmur Şiiri - Tevfik Fikret

Tevfik Fikret
24 Aralık 1867 - 19 Ağustos 1915
23

ŞİİR


59

TAKİPÇİ

Yağmur

Küçük, muttarid, muhteriz darbeler
Kafeslerde, camlarda pür ihtizaz
Olur dembedem nevha-ger, nagme-saz
Kafeslerde, camlarda pür ihtizaz
Küçük, muttarid, muhteriz darbeler...

Sokaklarda seylabeler ağlaşır
Ufuk yaklaşır, yaklaşır, yaklaşır;

Bulutlar karardıkça zerrata bir
Ağır, muhtazır dalgalanmak gelir;

Bürür bir soğuk, gölge etrafı hep,
Numayan olur gündüzün nısf-ı şeb.

Söner şimdi, manzur olurken demin
Hayulası karşımda bir alemin.

Açılmaz ne bir yüz, ne bir pencere;
Bakıldıkça vahşet çöker yerlere.

Geçer boş sokaktan, hayalet gibi,
Şitaban u puşide-ser bir sabi;

O dem leyl-i yadımda, solgun, tebah,
Surur bir kadın bir rıda-yı siyah

Saçaklarda kuşlar -hazindir bu pek! -
Susarlar, uzaktan ulur bir köpek.

Öter guş-ı ruhumda boş bir enin,
Boğuk bir tezad-ı sukun u tanın;

Küçük, pür heves, gevherin katreler
Sokaklarda, damlarda pür ihtizaz
Olur muttasıl nevha-ger, nağme-saz
Sokaklarda, damlarda pür ihtizaz
Küçük, pür heves, gevherin katreler...

YAĞMUR
(Günümüz Türkçe'siyle)

Küçük, tekdüze, ürkek vuruşlar
Kafeslerde, camlarda titreşerek
Dürmadan türkü söyler, ağıt yakar
Kafeslerde, camlarda titreşerek
Küçük, tekdüze, ürkek vuruşlar

Sokaklarda seller ağlaşır
Ufuk yaklaşır, yaklaşır, yaklaşır;

Bulutlar karardıkca zerrelere bir
Ağır, olgun dalgalanma gelir;

Bir soğuk gölge çevreyi bürür,
Gündüzden geceyarısı görünür.

Söner şimdi, görünürken demin
Maddesi karşımda bir alemin

Açılmaz ne bir yüz, ne bir pencere;
Bakıldıkça vahşet çöker yerlere.

Geçer boş sokaktan, hayalet gibi
Koşarak bir Cocuk, başı Ortülü

O sıra, andığım gece, solgun ve bitkin,
Sürür bir kara Carşafı bir kadın

Saçaklarda kuşlar - acıdır bu pek! -
Susarlar, uzaktan ulur bir köpek.

Oter ruhumun kulağında boş bir inilti,
Boğuk bir sessizlikle tınlamanın çelişkisi

Küçük, istek dolu, inci gibi damlalar
Sokaklarda, damlarda hep titreşir
Ezgi söyler durmadan, ağıt yakar
Sokaklarda, damlarda hep titreşir
Küçük, istek dolu, inci gibi damlalar...

Tevfik Fikret
(1897)

Tevfik Fikret
Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Abdullah Özyıldırım
    Abdullah Özyıldırım

    Hoş fevkalade hoş...

  • Semra Toprak
    Semra Toprak

    Bu şiir aliterasyon sanatına örnek şiirlerdendir.
    Şiirde yağan yağmurun sesini duyar, kararan havayı,
    yaklaşan ufku görürüz. Küçük muttarit muhtariz darbeler' saçaklara damlara (hele o eski damlar çinko kaplama ise) titreşerek pıt pıt vuran yağmurun tıkırtısı duyulur. Sokaklarda seylabeler ağlaşır, ufuk yaklaşır, yaklaşır yaklaşır' da ise sokaklarda seller ağlamakta, yağmurun sesi şırlamakta, şırıl şırıl yağmur yağmaktadır. Not: Muhteriz darbeler, asla 'muhteris ihtiraslı' değil, 'muhteriz/ titrek' tir.

  • Semra Toprak
    Semra Toprak

    Yağmur yağıyor. Şakır şakır yağmur yağıyor...
    Benim hafızam neden 'Saçaklarda damlarda pür ihtizas' diyor?
    Nihat Sami Banarlı'nın Lise II Edebiyat Kitabı da yok ki
    doğrusunu bulabileyim.

  • Semra Toprak
    Semra Toprak

    neden hafızam 'Saçaklarda damlarda pür ihtizas' diyor?
    Şiir hakkındaki düşüncem; Yağmur yağıyor, şakır şakır yağmur yağıyor, şarıl şarıl seller akıyor, hava kararmış, ufuk yaklaşmış, yağmur yağıyor.

  • Fatih Zz
    Fatih Zz

    R.Mahmut Ekrem'in 'ahengi taklidi' dediği imgesel söyleyiş tarzının en güzel örneği bence.Şiirdeki sesler ve söyleyiş yağmuru adeta insana yaşatıyor.

  • Perihan Pehlivan
    Perihan Pehlivan

    tabii ki lisan oldukça ağır.sadeleştirilmiş hali ile bile günümüz türkçesine. fakat anlam ve içerik manzaranın tasviri ile örtüşmekte. güzel bir anlatım,ahenkli dizelerle sunulmakta. bizim dilimiz o kadar çok arapça, farsça,ve fransızca ile iç içe girmiş ki o dönemde kalmamış günümüzde bile kendini hissettirmekta. bazı kelimeleri o kadar kanıksamışız ki yabancı gibi gelmemekte. veya bazı yabancı kelimeler bir iki harf oynaması ile sanki türkçe imiş gibi geniş bir alanda kullanılmakta. kısacası canım güzel türkçe her devirde yaralar almakta,onu arındırmak,arıtmak mümkün değilmiş gibi.buda nesiller arasında kopuklağa neden olmakta.tabbi temelde yatan unsur ne şair nede yazarlar asıl mesele milli eğitim politikamızın esaslı olmayışı .bu gün bile yabancı örnemekler kitapları girmekte sebep çeşitlilik.oysa biz türkçemizi tam kavrayamadan,zenginliğini yeterince anlıyamadan başka örneklere yakın durarak ne kazandıracağız lisanımıza ne geçmişi ,ne geleceği eleştirmektense dilimize objektif bakmayı,milli bir eğitim politikası oluşturmayı öğrenmeliyiz. Tevfik Fikret zamanına göre iyi bir değer ve kıymetli bir şair.saygılar.

  • Behruz Dijurian
    Behruz Dijurian

    (Muttarid, muteriz, muhtazır…)

    Şiirde bu kelimeler Farsça edebiyatında bile biraz haddini aşmış, Arapça’ya kaçmış kelimelerdir. Daha çok Hint sebkini seçen ifratçı şairlerimiz kullanmıştır ( ağır gazelleri ile ünlü olan Hakani’nin vs. şiirlerinde böyle sözlere rastlayabiliriz)

    Hal bu ki (seylabe, nevha-ger, nagme-saz, dembedem, nısf-ı şeb, numayan, şitaban, puşide ser, guş-i ruhum, gevherin, katre, tanin) kelimeleri daha zarif ve daha çok İrak sebkine yönelik gazel ve şiir yazan ılımlı, olumlu ve büyülü şairlerimizin kullanıldığı kelimelerdir ki ustaları Hafız-ı Şirazı, Mevlana, Saeb-i Tebrizi, ve bu asırda da Mehdi Dijur'u vs. isim verebiliriz.

    Tabi görüşüm o ki Osmanlı Türkçe’sinin (Farsça - Arapça dillerinin) bilinmesi günümüzün şairinin düşüncesine, düşüne ve hayal gücüne katkı, ve şiirine de ( doğru kullanıldığı sürece) estetik ve renklilik (sevdalısı olmamaya ve aşırıya kaçmamak şartıyla) sağlayabilir..Ki günümüzün Türk şiirinde de bu kelimelerden ve dillerden faydalanan ve şiirinde sık sık kullanılan bir çok şaire rastlayabiliriz.


    Şiir genel olarak yağmurun bir resmi gibiydi..
    Bakarken ıslanmış gibi oldum..!

    Toprağın yağmurlu olsun şair..
    Saygı ile rahmetle

    Behruz Dijurian

  • Arap Kurt
    Arap Kurt

    Öter guş-ı ruhumda boş bir enin,
    Boğuk bir tezad-ı sukun u tanın;

    çok güzel bir şiir
    kutlarım
    saygılar

  • Mahbub Mehmet Kaya
    Mahbub Mehmet Kaya

    pıt pıt mavi midir nedir, susturun şunu yahu...

    'Sevda yağmuru'nun orijinali olmasın?

  • Mahbub Mehmet Kaya
    Mahbub Mehmet Kaya

    Ne zaman Teyfik fikretin bir şiiriyle karşılaşsam (Allah mekanını cennet etsin) Bir gülümseme düşer yüzüme. Şiirleri kadar kişiliği de sosyal hayatımızda yer etmiştir. Adeta günümüz devrimcilerinin teorisyeni gibidir. Hayatının her anını her şeye muhalif olarak yaşamış, Galatasaray lisesi gibi bir okulda eğitim görüp, Aşiyandaki yalısında yaşarken halkın kötü şartlarından bahseden şiirler yazmış.

    Dış işleri bakanlığındaki görevinden ayrılma nedeni olarak; 'yeterince çalışmadan maaş almayı içine sindiremediğini' söylerken, öğretmenlik yaptığı dönemde bütçe kısıntısı sebebiyle memur maaşlarının yüzde onu kesilince yine istifa eder.

    2. Meşrutiyetin ateşli savunucuları arasındayken, daha sonra 2, meşrutiyetin aşırı muhalifi oluyor. 31. mart olayı olduğunda karşı çıkıp muhalif olurken, daha sonra onlarla çalışıyor.

    Bunları eleştiri amacıyla yazmadım. Teffik Fikret gibi büyük bir şairin şiirlerini eleştirme lüksüm yok.

    Yüzünüzden gülücükler eksik olmasın.


TÜM YORUMLAR (32)