Balıkçılar Şiiri - Tevfik Fikret

Tevfik Fikret
24 Aralık 1867 - 19 Ağustos 1915
23

ŞİİR


32

TAKİPÇİ

Balıkçılar

-Bugün açız yine evlatlarım, diyordu peder,
Bugün açız yine; lâkin yarın, ümid ederim,
Sular biraz daha sakinleşir... Ne çare, kader!

- Hayır, sular ne kadar coşkun olsa ben giderim
Diyordu oğlu, yarın sen biraz ninemle otur;
Zavallıcık yine kaç gündür işte hasta...

- Olur;
Biraz da sen çalış oğlum, biraz da sen çabala;
Ninen baban, iki miskin, biz artık ölmeliyiz...
Cocuk düşündü şikayetli bir nazarla: - Ya biz,
Ya ben nasıl yaşarım siz ölürseniz?

Hâlâ
Dışarda gürleyerek kükremiş bir ordu gibi
Döverdi sahili binlerce dalgalar asabi.

- Yarın sen ağları gün doğmadan hazırlarsın;
Sakın yedek biraz ip, mantar almadan gitme...
Açınca yelkeni hiç bakma, oynasın varsın;
Kayık çocuk gibidir: Oynuyor mu kaydetme,
Dokunma keyfine; yalnız tetik bulun, zirâ
Deniz kadın gibidir: Hiç inanmak olmaz ha!

Deniz dışarda uzun sayhalarla bir hırçın
Kadın gürültüsü neşreyliyordu ortalığa.

- Yarın küçük gidecek yalnız, öyle mi, balığa?
- O gitmek istedi; 'Sen evde kal! ' diyor...
- Ya sakın
O gelmeden ben ölürsem?

Kadın bu son sözle
Düşündü kaldı; balıkçıyla oğlu yan gözle
Soluk dudaklarının ihtizâz-ı hâsirine
Bakıp sükût ediyorlardı, başlarında uçan
Kazayı anlatıyorlardı böyle birbirine.
Dışarda fırtına gittikçe pür-gazab, cûşan
Bir ihtilâc ile etrafa ra'şeler vererek
Uğulduyordu...

- Yarın yavrucak nasıl gidecek?

şafak sökerken o, yalnız, bir eski tekneciğin
Düğümlü, ekli, çürük ipleriyle uğraşarak
ilerliyordu; deniz aynı şiddetiyle şırak -
şırak dövüp eziyor köhne teknenin şişkin
Siyah kaburgasını... Ah açlık, ah ümid!
Kenarda, bir taşın üstünde bir hayâl-i sefid
Eliyle engini güya işaret eyleyerek
Diyordu: 'Haydi nasibin o dalgalarda, yürü! '

Yürür zavallı kırık teknecik, yürür; 'Yürümek,
Nasibin işte bu! Hâlâ gözün kenarda... Yürü! '
Yürür, fakat suların böyle kahr-ı hiddetine
Nasıl tahammül eder eski, hasta bir tekne?

Deniz ufukta, kadın evde muhtazır... ölüyor:
Kenarda üç gecelik bâr-ı intizâriyle,
Bütün felaketinin darbe-i hasariyle,
Tehi, kazazede bir tekne karşısında peder
Uzakta bir yeri yumrukla gösterip gülüyor;
Yüzünde giryeli, muzlim, boğuk şikayetler...

Tevfik Fikret
Şiiri Değerlendir
  • Kadir Teksoy
    Kadir Teksoy

    arkadaşlar fikret idolojik olarak bizden uzak olablibir ya da farklı düşünebilkir ama şiirlerine diyecek söz yok..gercekten güzeller ve anlamlılar..

  • Mehmet Binboğa
    Mehmet Binboğa

    Sayın Emrah Kurul Kardeşim,az evvel yoldan geldim; Fikret'in ne olup ne olmadığını kaynaklarıyla açıklamak borcum olsun.Selamlar.

  • Kökü Mazide Kalan Âti
    Kökü Mazide Kalan Âti

    Binboğa'nın söylediklerine katılmıyorum!

    Fikret, mübalağa edildiği kadar iyi bir şairdir. Fecr-i Âticilerin suçladıkları gibi taklitçi de değildir. Ayrıca çok okuyan, okuduğunun yüzde birini yaşayan biriydi...

    Seviyorum onu, onun gibilerini...

  • Ali Oğuz İyidiker
    Ali Oğuz İyidiker

    devrimi görmeye ömrü yetmeyen devrimci..
    gerçi o da az devirmedi ya..
    o dönemde emek üzerine şiir yazmak aklına gelmiş..
    adam dil biliyor tabi..
    bu işçi hakkı falan okudu muhakkak Avrupa'dan..
    memlekette işçi de fabrika da yok ya..
    en işçiye benzeyeni de şehirde yaşayan balıkçılardı işte..

  • Mehmet Binboğa
    Mehmet Binboğa

    O dönemde şuaranın padişahın elini eteğini öpme yarışında olduğu düşünülürse,en azından içerik olarak farklı bir şiir denilebilir.Malum, Fikret abartıldığı kadar büyük bir şair değildi; hatta başka şairlerden etkilenirim korkusuyla neredeyse hiç okumazmış,vebali edebiyat tarihçilerinin boynuna.

  • Ali Oğuz İyidiker
    Ali Oğuz İyidiker

    sosyal içerikli manzume..
    eh işte..
    şairin ismi kurtarırsa kurtarır şiiri..
    yoksa biz ne yazsak boşa..

    tarih-i kadimde bir zayıf şiir işte..

  • Lara Açanba
    Lara Açanba

    Yürür zavallı kırık teknecik, yürür; 'Yürümek,
    Nasibin işte bu! Hâlâ gözün kenarda... Yürü! '
    Yürür, fakat suların böyle kahr-ı hiddetine
    Nasıl tahammül eder eski, hasta bir tekne?

    Deniz ufukta, kadın evde muhtazır... ölüyor:
    Kenarda üç gecelik bâr-ı intizâriyle,
    Bütün felaketinin darbe-i hasariyle,
    Tehi, kazazede bir tekne karşısında peder
    Uzakta bir yeri yumrukla gösterip gülüyor;
    Yüzünde giryeli, muzlim, boğuk şikayetler...

    ...şiir burda başlamış ve böyle bitmiş gerisi...(ne diyorduk?)...şiirin hikayesi...evet...her taraf yine iyot kokmuş...şanslıyız...tatile gidemedik...deniz iki gündür bizde...çok sevindim

  • Mehmet YÜCEDAĞ
    Mehmet YÜCEDAĞ

    Sn. NİETZSCHE2008; 'günümüz şair çıkaramıyor' fikrimi açıklamam gerekiyor galiba. Günümüz 19. ve 20. yy kadar şair çıkaramıyor demem daha doğru olacak o zaman. Ancak şunu da açıkça belirteyim, günümzüde iyi şairler var evet ama bunlar sizinde değindiğiniz üzere parmakla sayılacak kadar azdırlar. Yani en azından popülarite babında. Zira Küçük İskender dediğiniz zatın şiirlerini ben beğenmiyorum, beğenenler vardır ona da birşey diyemiyorum. Fakat bizim en büyük sorunumuz bir şekilde bir şair ismini duyurduktan yeni şairlerin önünü tıkama çabası içine giriyor. Zira edebiyat dergileri ellerinden geldiğince bu popüler şairlerin şiirlerine yer vererek bu konuda öne sürdüğüm fikri destekliyorlar. neden mi? Çünkü şiir kitapları satılmaktadır. Çıkacak her yeni şair, zaten ölmüş şairlerin kitapları yetmezmiş gibi bu popüler olan yeni nesil şairlerin önünü tıkayacaktır. Ben bugünün şairlerinden yani en azından popüler ve isim yapmış şairlerden toplasanız üç tanesinin kopyacı, batı edebiyatı etkisinden sıyrılmamış, nam salmış isimler üzerinden rant sapğlama çabası içine girmemiş 9olduğunu söyleyebilirim. çünkü şairlerin ya geçmişin saçaklarında ya da geleceğin savsatasında beslenip duruyorlar. Ürettikleri filan yok! Ama en büyük eleştirim dikkat ettiyseniz önceki yorumumda iyi şairlerin var olsalar dahi okunmalarının engelledindiği ve bu sebeple okunmayan şairin de üretimden koptuğu savı üzerineydi. Saygıyla Mehmet Yücedağ

  • Yanıltan Işıklar
    Yanıltan Işıklar

    Tevfik Fikret`in siirsellikten cok kotu sinifta kaldigi bir siiri,kesinlikle buraya asilmayi hak etmemis bence. Secici kurulun bir bildigi vardir diyelim...

    Siir sevenlere sevgi ve saygilar.

    Fikret Sahin

  • Mehmet YÜCEDAĞ
    Mehmet YÜCEDAĞ

    Öyküleme diyebilir miyiz bu şiire? Kanımca diyemeyiz. Zira şiirsel bir anlatımla, öykünün betimlenmesi çabasıdır, öyküleme. Maalesef bu şiirde acemi bir yazarın, bir öyküyü nasıl kaleme alması gerektiğini bilmemesi hali var. Zira şiirle yatıp, şiirle kalkmak 19. ve 20. yüzyıl şiirinde, bir çok öykünün bilerek veya bilmeyerek şiirleştirilme çabasından dolayı, şiirde bir (popüler olan tabirle) eksen kayması çok net olarak göze çarpmaktadır. Bilimin, teknolojinin, teknolojiye dayalı sanat akımlarının vb. daha bir çok icrası eğitime dayalı olan uğraşıların gelişmemesi, o dönemde şiir yazma çabasına fazlasıyla yönlendirmişitir, özellikle elit kesimden çıkan okumuşları. Şiirin bu popülaritesi ister istemez çok fazla şair olma meraklasınını ortaya çıkarmıştır. Buradan hareketle çok rahat söylenebilir ki, şairlik bir sanatçı olma olarak algılanmamış, mühendislik gibi bir meslek olarak algılanmıştır. Bu nedenle bu dönemdeki şiirlerin çoğunda, duygunun aktarımının hangi yolla yapılacağı net olarak bilinmediğinden, tüm çabalar şiir üzerine yoğunlaşmıştır ve her öykü şiir olarak aktarılmaya çalışılmıştır. Sonuç olarak da yukarıdakine benzer yüzlerce kalitesiz eser ortaya çıkmıştır. Maalesef ki zamanımız şair çıkaramadığından, bu şairler YKY, İş bankası Kültür Yayınları gibi sanatı çok rahat ticaret malzemesi yapan kapilasit kurumlar tarafından hala onlardan iyisi yokmuş gibi piyasa sürülüyor ve maalesef yeni şiir akımlarının halk tarafından benimsenmesi de engellenmiş oluyor. Oysa ki günümüz şairlerinin(Ahmet Telli, Y. Odabaşı, Arif Damar vb.) şiir tarzları, çok daha yeni ve çok daha etkinken, halk hem sanal kapitalistler hem de reel kapitalistler yüzünden bunlardan yoksun kalıyor. Şiir okuyucusu sabit tutulup, yeni okurların kazanılması engellenmiş oluyor. Bu neden yapılıyor? Maalesef bunu da anlamış değilim. Saygıyla Mehmet Yücedağ

TÜM YORUMLAR (27)