Şeb iner, gölgeler uzar sîneme,
bir nigâhın düşer suskunluğuma.
Firkat ne bilsin gönlün dilini,
adın karışmışken her nefesime.
Bir âh yükselir gecenin içinden,
sükût çöker yorgun gönlüme.
Yâdın düşer uzak bir yıldız gibi,
mâh bile kıskanır yüzünün nurunu.
Hicran dolaşır gecenin bağrında,
gönlüm bir visal düşüyle uyanır.
Uzakta bir kandil titrer sükûtta,
ışığı sîneme kadar uzanır.
Bir iz kalır gecenin kıyısında,
sessizce dokunur gönül telime.
Adın değdiğinde bir anlığına,
bütün gurbet döner vuslat yerine.
Bir bahar kokusu siner avuçlarıma,
sanki senden kalmış bir hatıra gibi.
Dilimde adı konmamış bir dua,
gönlümde sana açılan bir kapı gibi.
Kader bir düğüm atmış gecenin ucuna,
çözmeye vardıkça ellerim sana değiyor.
Ne vakit uzaklaşsam senden bir adım,
felek yine yolumu sana çeviriyor.
Bir akşam adın düşer yine dilime,
sükût olur cevabım, susarım.
Ne kaderden şikâyet, ne hicrandan dem vurur,
gönlümde ne varsa sana saklarım.
Kayıt Tarihi : 13.09.2026 00:37:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




TÜM YORUMLAR (1)