Kurtulamaz boran kıştan tipiden,
Farkı kalmaz çürük dökük yapıdan,
Herkes gelir geçer dost bu kapıdan,
Seni sana köle eder yaşlılık.
Sefil bedenine garip canına,
Servetin üstüne servet katarsın,
Baykuş gibi yükseklerde ötersin,
Enine boyuna alır satarsın,
Yavrum Babandan mı kaldı Bu Dünya.
Kem sözlerin dokunuyor onura,
Kargalar baykuşlar yüksekte öter,
İnsanlar yarış atından beter,
Bu hale dur diyen yok artık yeter,
Yazık ne hallere düştük Türkiyem.
Gökyüzü bulanık yıldızlar kaydı,
Alır vermez malüm masum kakkını,
Herkes korkar çıkaramaz gıkını,
Zalim satar nalı ile mıkını,
Yaşadıkça herşey görür gözlerim.
Yalancıda olan hile bile bilemi,
La derse lo demez inadı inat,
Şerefsizlik böylelerde saltanat,
Azınla kuş tutsan taksanda kanat,
Faşizlerle geçinmek ne kadar zormuş.
Zaten baştan bozuk düzenin çarkı,
Garip isen olmaz soran,
Çünkü yoktur pulun paran,
Bir türlü iyi olmaz yaran,
Dünya bize zindan olur.
Gelen vurur giden vurur,
Çok güvenir parasına puluna,
Laylon bebeğini takmış koluna,
Eğri gider doğru gider yoluna,
Zengin nüspettesi şımarık zübbe.
Almıştır altına son model tankı,
Cennet oldun zalim zorbaya ağaya beye,
Garibanda dertler bitmiyor niye,
Katlanmak zorunda kaldık her şeye,
Zehir oldun bize yalancı Dünya.
Zalimin zorbanın can ciğer yâri,
Derim önce adam gibi adam ol,
Aç doyur açık ört hayır yap bol bol,
Uzak deil yakın ölüm denen yol,
Zaman zaman sıra bize geliyor.
Umutsuz dünyanın sonu karanlık,
Sefil mide üç kuruşla avunur,
Gıybetine över hemde övünür,
Şerefsizler şerefsizi savunur,
Çoktur bizde Diplomasız Avukat.
Belgesiz avukat sallar boş kürek,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!