Senin olsun dünya parası pulu,
Bir acayip akıl almaz tanrının kulu,
Bilinmez ne söyler söylemez dili,
Bu dünyada güldüm diyen varmıdır.
Heves geleceğe binbir umutlu,
Esirger yardımı yetime dula,
Amacın ne senin nankör budala,
Minnet etme asla böyle bir kula,
Nedirki amacın dizemi gelem.
Sen ye nankör dolu devlet kasası,
Yezit oğlu yezit ayırır ırkım,
Aslında öz ve öz türk oğlu türküm,
Geçim telaş derken yırtıldı kürküm,
Güzel Memleketim dar geldi Bize.
Şahittir Dünyaya gelip gidenler,
Düşün İstanbul'u koskoca derya,
Düşersen içine çıkılmaz rüya,
Bizde İstanbul'lu olma hırsı varya,
Bak senide yutar derin İstanbul.
Ne söyleyim vardır binbir milleti,
Yalana odaklı uzak gerçeğe,
Kavak uzasada değmezmiş göğe,
Ne söylesen boştur soysuz köpeğe,
Yezide derdini anlatamazsın.
Hiç kimse kendine bulmazki hata,
Çakalların Cennet mekanı oldun,
Hiç yılmadın yıllarca boşalıp doldun,
Benim gibi gariplerde ne buldun,
Dünya senin benim ile derdin ne.
Kucakladın bağrına bastın her sahtekeri,
Demirse demirdir bakırsa bakır,
Şaşırır kalırsın bu nasıl fikir,
Her nereye gitse bildiğini okur,
Densizler haddini bilmez malesef.
Ağasından başkasına yoktur güveni,
Dünya sonsuz insan fani,
Gelenler hep gitti hani,
Hep aynı dünü bu günü,
Seni güzel sandık Dünya.
Hep ileri gitmez geri,
Yoktu elinde kuruş kuruş sayardı,
Üç kuruş uğruna cana kıyardı,
Aç kalınca kuru ekmekle doyardı,
Oldum delisi olmuş dünkü soytarı.
O kadarda haindi şeytan damardı,
Ezeli ezelden dünya hep böyle,
Çaresi varmıdır gelde sen söyle,
İsterimki uzun yaşa hiç ölme,
Ölüm bizler için dostum üzülme.
Gelenler kadarda çoktur gidenler,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!