Veysel Sari Şiirleri - Şair Veysel Sari

Antoloji.com mobil uygulaması Şiirler, şairler, mesajlarınız ve gruplarınız telefonunuzda. iPhone ve Android için ücretsiz. Uygulamayı İndirİndir
Veysel Sari

Demir gölgeler parçalanır, iç benlikler uyanır,
Arzuların koru, kalpleri kavurur.
Sınırlar silinir, zihinler yükselir,
Ruhun yankısıyla, evren coşar.

Her soluk bir kıvılcım, her devinim bir destan,

Devamını Oku
Veysel Sari

Anlat anne;
Şakağımdaki bu sızı, hangi vuslatın yarım kalmış borcu?
Yüzümdeki her derin yarıkta, sahipsiz bir kışın ayazı pusuda.
Ben aynalara her dokunduğumda, parmak uçlarımda birer yıldız sönüyor.
Anladım ki beklemek;
Kırık camlar üzerinde yalınayak menzile yürümekmiş.

Devamını Oku
Veysel Sari

Sakarya Nehri bulanık akar, döver çamurlu kıyıyı,
Adapazarı’nın o nemli, o deprem görmüş yaralı bağrında.
Çark Caddesi’nde yürüdüm tek başıma bu gece yarısı,
Beni bıraktın ulan, o zalim yalnızlığın tam ortasında!

Çark Deresi’nin kenarındaki ahşap banklarda oturdum,

Devamını Oku
Veysel Sari

Zemin ayağının altından çekildiğinde anlarsın;
Gökten zembille inen dostlukların aslında birer illüzyon olduğunu.
Alkış sesleri çekilince kulaklarından,
Sadece kendi nefesinin hırıltısı kalır baş ucunda.
Adın unutulur, hükmün silinir, varlığın bir yük olur omuzlara;
Sakın tökezleme.

Devamını Oku
Veysel Sari

Gece ağır adımlarla çökerken bu kadim ovanın üzerine,
Bir mahzun duman yükselir yeşil fındık dallarının arasından.
Kaderi erkenden yazılmış hüzünlü çocukların yurdudur burası;
Kopup gelen bir amansız feryat karışır nehrin en hırçın yatağına,
Yaşlı amcaların gözlerinde birikmiş yüz yıllık bir kederin ağır yükü sızlar.

Devamını Oku
Veysel Sari

Bak kardeşim, Bandırma Vapuru’nun durduğu o tarihi kıyıda durdum öylece...
Karadeniz’in o hırçın, o durulmak bilmeyen dalgaları döver beton kordonu.
Beni bıraktın sen herif, bu kimsesiz limanın, bu rüzgârlı sahilin tam ortasında!
Atatürk Parkı’nın gölgesinde oturdum da yakıverdim bir cigara efkârla,
Çiftlik Caddesi’nin kalabalığında kayboldu gitti benim o yorgun, o dertli ayak izlerim...
Sen ellerin masalında, o yabancı bahçelerde al güller dererken gamsızca, ben burada kaldım.

Devamını Oku
Veysel Sari

Her gece rüyalarımda olup beni uyutmayan,
Kalbimin sana ait olduğunu haykırmak için geldim.
Ey sevdanın girdabında kaybolduğum,
Seni ne kadar çok sevdiğimi anlatmak için geldim.

Yüreğimize umut tohumları ekilsin, yeşersin diye geldim.

Devamını Oku
Veysel Sari

Gözleri vardı; karanlığın en derin, en zifiri tonu bile o gözlerin yanında aydınlık kalırdı.
Bakışlarında ömrün tüm çilelerinin silinmez izleri, bitmek bilmeyen hasretlerin o en acı sonu saklıydı.
Yalnızlığın o buz gibi, o kimsesiz koynunda, yıllarca benden ve hayattan uzakta kalmıştı.
Ne zaman yüzüne baksam, acının, öfkenin ve korkunun keskin gölgesini görürdüm o kara gözlerinde.
Merak ederdim hep; gecenin o dipsiz, o korkunç kuyusundan mı çalmıştı bu simsiyah karayı? Bilmiyordum ama o bakışlar beni benden almaya, ruhumu yerinden sökmeye yetiyordu.

Devamını Oku
Veysel Sari

Peygamberler şehri Şanlıurfa’da doğar doğunun kadim güneşi,
Balıklıgöl’ün kutsal sularında yansır Hz. İbrahim’in ateşe diz çöktüren imanı.
Aynzeliha’nın kıyısında durup bakınca o mübarek balıklara,
Nisrut Dağı’nın eteklerinden yükselir binlerce yıllık duaların yankısı.
Urfa Kalesi’nin iki devasa sütunu zamana meydan okurken gururla,
"Israrlanma Urfalıyım ben" türküsü çınlar tarihi konakların avlusunda!

Devamını Oku
Veysel Sari

Bir şehir düşün; sokakları toz, tavanı sis.
Bir ben varım, bir de adı unutulmuş bir eylülün ayazı.
Musa Eroğlu çalıyor arka planda, bir bağlama teli kopuyor;
Tam kalbimin orta yerinde, paslı bir çivi gibi çakılı kalıyor.
Bakma öyle, gökyüzüne bakma.
Gökyüzü dediğin, sadece kuşların terk ettiği bir boşluktur.

Devamını Oku