Gülü, dikenden ayırabilir misin?
Ya bülbülü gülden...
Yıldızı gökyüzünden ayırabilirmisin?
Ya tuzu ayrandan...
Bedeni ruhtan ayırabilirmisin?
Ya eti tırnaktan....
Yıllar önce görmüştüm seni.
Tamam demiştim kendi kendime,
Dengimi şimdi buldum!
Sabahleyin uyanınca anladım ki,
Gerçekle rüyayı birbirine karıştırmışım...
Sokak köpeklerine paçamı kaptırır gibi,
Bir çengiye gönlümü kaptırmışım.
Aklımın yedi sülalesini o dakika,
Kendi ellerimle,
Hiç bedelsiz satmışım.
Çengi ki, ne çengi…
Gözümü bir yumsam, bir açsam,
Yanı başımda seni bulsam,
El ele tutuşsak, hasretle kucaklaşsak,
Tatlı, şen kahkahalar atsak,
Şımarsak, oyunlar oynasak,
Dalsak gül bahçelerine,
Sürgünlerdeyim...
Ceza kesmiş sevgili.
Alışamadım.
Hüznümle başbaşayım.
Duy sesimi duy!
Yokluğunda yastayım.
Beni adam eden sensin,
Sana nasıl aşık olunmaz?
Kutsal emanetimsin,
Önünde diz çöküp,
Saygı duruşum ondan...
ŞİİR: Muhip Erdener SOYDAN (babam)
Doğum tarihi : 29 Ekim 1943
Ölüm tarihi : 15 Ekim 1986
İki bebesiynen kaldı Dudu
Gök mavi, güneş sarı,
Kar beyaz, kan kırmızı,
Kimin eline diken batsa,
Duyulan aynı sızı…
Acıyı bilenler için,
Ateş aynı ateş,
Sen hayattasın ama, ben her saniye ölüyorum,
Çıkışım yok, yollarda barikatlar kurulu,
Çıkamam sabaha, bir kurşun gibi eriyorum...
Düşündüm de,
Ölseydin,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!