(Gölge ve Didar'a ithaftır. 14.04.2016/Perşembe)
-Üveyik Kuşu
kanadı kırık keder
bilirim üç beş kelâm acını dindiremez
bilirim bu şiir de beni şair edemez
Aşk bu dünyanın ölçüleriyle açıklanamaz sevgili. O ilkel bir acıdır, yaban bir ağrıdır. Gelir ve içimizdeki o çok eski bir şeye dokunur. Sonra bir perde açılır ve yolculuk başlar. Bu yolculukta artık para, tarifeler, beklentiler, randevular, taksitler, iş, anneler ve korkular yoktur. Aşkın kendi gerçekliği vardır sevgili. İnsan bir başka ışığa teslim olur...
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...
Devamını Oku
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...




Önunde saygıyla egilesi bu eseri ve yaratıcısını içtenlikle kutlarım. Bu kıskanılası şiiri bizlere buluşturan seçici kurulu da... Teşekkürler...
Üveyik kuşu, boynunda bulunan kınalı halesi ve dantela gibi motifleriyle göz kamaştırıcı bir güzelliğe sahiptir. Şiir de güzel olmuş.
Üveyik kuşu, boynunda bulunan kınalı halesi ve dantela gibi motifleriyle göz kamaştırıcı bir güzelliğe sahiptir. Şiir de güzel olmuş.
"KİM KADERE İMAN EDER VE HÜKMÜNE RAZI OLURSA, CÜMLE ELEMLERDEN SALİM KALIR VE DE KÜLLÜ KEDERLERDEN DE EMİN OLUR.
HER KİM DE, KADERE İSYAN EDİP, HÜKMÜNE İTİRAZ EDERSE, İKİ CİHANDA DA, REZİL RÜSVA OLUR." -Kelam-ı kibar-
Hayırlı sınavlar Mahmud bey.
Samimi bir tarzda yapılan tövbe-i Nasuh'un ardından, ERHAMÜRRAHİMİN olan Rabbimiz Teala Hazretlerinin affetmeyeceği bir günah yoktur.
Hayırlı sınavlar Mahmud bey.
Çokça tebriğimle...
Dil susunca yürek konuşur derler, okadar yürekten yazılmış bir şiir ki yüreğe dokunuyor
İlmek ilmek kopuyor yürekten bir parçalar
Yüreğim parçalanıyor
Her nakış bir acıyı işliyor yumak yumak
Her gözümü yumduğum da gözümde canlanıyor anılar
Silmek istiyorsun silinmiyor ete kemiğe işlenmiş kan gibi can gibi canan gibi
Ne zaman ruhum çekilir şah damarın dan o vakit biter diner acılar...
Yürek sesimi konuşturan yüreğine sağlık olsun inşaAllah Hocam tebrikler saygılar
bir dağbaşı ayazı soluğum bazen
bazen Ağustos sıcağı
yüzüm üşür
gözlerimde kırağı
Güzel şiir
Tebrikler
Mahmut bey bu duygu yüklü şiirinizi ve sizi kutluyorum .
Güzel mi güzel bir şiir şiirde bariz olarak sezinlediğim içten gelen bir duyumsamanın şiiri çepeçevre kuşattığı, bu nedenle böyle güzel bir şiir ortaya çıktığıdır. Çok harika bir şiirdi. Değerli kalemi kutlarım antolojime alıyorum+++10
Bu şiir ile ilgili 16 tane yorum bulunmakta