Karanlık odaya vuran ay ışığı bile seni hatırlatıyor bana,
Tenimin kokusu sensizliğin ayazında üşüyor Tomris.
Ne zaman yatakta bir tarafa dönsem, boşluğun yakıyor içimi,
Oysa ellerim saçlarını, Gözlerim Gözlerini özledi...
Yatakta dönüp duruyorum sabaha kadar uykusuz, gözüme uyku girmiyor,
Sensiz geçen her gece sabaha değil, sanki cehenneme çıkıyor.
Gündüzüm geceye karıştı, zaman durdu sanki sen gideli,
Her saniye biraz daha eksiliyorum, sensizlik her an biraz daha büyüyor.
Seninle geçirdiğimiz o tutkulu anlar çınlıyor kulaklarımda,
Nasıl dokunmuştum saçlarına, nasıl titremiştik ikimiz de...
Hâlâ kulaklarımda o fısıltıların, hala tenimde o eşsiz izin var,
Şimdi bu yatak, bu ev, bu dört duvar bana birer zindan.
Senin o teninin sıcaklığına, o deli arzuna öyle çok açım ki,
Yokluğun keskin bir hançergibi saplanıyor her gece sol yanıma.
Aklım halâ sende, ruhum halâ senin kollarında asılı kaldı,
Bilmem ki bu hasret daha ne kadar böyle yakacak canımı?
Artık yeter, bu kadar ayrı kaldığımız, bu kadar özlemimiz...
Ne zaman kopmak istesem, bir ucundan yine bağlandım,sana
Kaç defa silmeyi denedim adını kalbimin derinlerinden,
Kaç defa vazgeçtim dedim
Uzaklaştık sandıkça daha çok yakınlaştık,belkide
Ama şunu bil ki, ne ben senden vazgeçebildim,
Ne bu deli gönül başkasına yar diyebildi.
Gururu da inatları da yakıp yok edelim hadi, boş verelim her şeyi.
Gelsen kollarımın arasına, doyalım ölesiye birbirimize,
Eski günlerin hatırına, bu büyük aşkın hatırına bir adım atalım.
Sensiz bu nefes haram, sensiz bu beden bomboş,
Dön artık , gel de söndür içimdeki bu ateşi Tomris...
Kiky KikyKayıt Tarihi : 7.10.2026 10:55:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!