Ah ne kadar da yalnızım
bir bilebilseniz
Gökyüzünde parıldayan Ay'la Güneş
Yeryüzünde dalgalanan okyanuslar
Çöllerdeki kızgın kumlar
Uzayıp giden patikalar
Boşa geçen zaman
Benzer boşa akıp giden suya
Akan su geri gelmediği gibi
Akan zaman da gelmez aslâ geri
Bomboş kalıverir insanın elleri
Eser de eser yitik zaman yelleri
Kimse zeytin yağı gibi
suyun üstüne çıkmaya çalışmasın
hiç bir zaman ve hiç bir şekilde
Zeytin yağı gibi su üstüne
çıkmaya uğraş gösteren mağrur kişi
an gelir batıverir bir kurşun külçesi edâsıyla
Akın akın yol alırsa göçmen kuşlar
gül kurusu rengi ufukları yararcasına
Gökyüzünü mekân bellerse
küme küme zifiri karanlık bulutlar
Süzülürse salına salına dalından
güneş sarısı ölü yapraklar
Herşey zıttıyla birlikte
Güzeldir ve de anlamlıdır da
İyi ve kötü
Güzel ve çirkin
Akıllı ve ahmak
Ahlaklı ve ahlaksız gibi
Hoyratça esen rüzgârlarla yarışılmaz
Sırf hayal kurmakla zorlu dağlar aşılmaz
Yüreğin pırlanta, elmas.
İnan ki yerin hiç dolmaz.
Sensiz gönlüm mutlu olmaz.
Yaradan görür halimi.
Beni hasretinle yakma.
Kendini dünyâda bâki sanırsın
Zâlim nefsine mi hemen kanarsın
Zulme ve pisliğe her an dalarsın
Dünyâya meyletme sakın yanarsın
Yetimi hor görüp iter kakarsın
Bütün zâlimler ki toplumun habis urları
İnsanlık can çekişse olmaz hiç umurları
(14 Kasım 2005/ İstanbul)
Saatler zamanın girdaplı
sularında akar da akar
hiç geri dönmemecesine
Zaman gemisinin rotası
bellidir yol alır her dâim
müphem geleceğe




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!