Sipsivri bir uzun kalem
Görür onu bütün âlem
Ne yazıyor, ne çiziyor
Ettimse de allem kallem
Yanıt:...........
Ne zaman kara bahtıma doğacak bir güneş
Bıktım artık aramaktan kendime her gün eş
(30 Ekim 2007/ İstanbul)
Sen gülünce gönlüm olur hep gülşen
Işık hızında akıyor zaman
Getirdiği dert pek mi pek yaman
Hiç vermiyor ki insana aman
Boşuna dertsiz bir kul araman
(12 Ocak 2006/ İstanbul)
O, kalpten tövbeleri çokça kabul edendir
En bahtiyâr kul hep Hakk'ın yolunda gidendir
Pişman olarak bağışlanma dile Mevlâ'dan
Kalbinde yanan nedâmet ateşini dindir
(3 Ekim 2007/İstanbul)
Erkek adam ağlamazmış
Doğru değil yalandır bu
hem de kuyruklu yalan
Erkekler de ağlar
Öyle bir ağlar ki
Ağladı mı yürekler dağlar
Can içinde canlar taşıyan kadın
Gönüllerde bitmez tükenmez yâdın
Ayağın altında yeşil cennetler
Hakk'ın kitabında sûredir bak adın
(5 Aralık 2007/ İstanbul)
Emel Sayın'ın programının adıdır Mâvi Boncuk
Bakıyor gözleri hep boncuk boncuk
Topluyor herkesi ekran başına genç, yaşlı, çocuk
Ağırlanıyor programında birbirinden değerli konuk
Söyleniyor şarkılar,çalıyor sazlar,eğleniyor insanlar
Hırçın lodosun şaklayan bin kırbacıyla
Kükrekmekte ak köpükten bir deniz
Hacıyatmazdır tüm sokak lambaları
Bir sağa bir sola eğer, büker başını
Saldırır fırtına dört bir koldan çatılara
Kuş olup uçar bir kısmı da konar yollara
Kim bilir ne de zordur
Yerin metrelerce altında gün
Yüzü görmeden umuda kazma sallayan
Bir kömür mâdeni işçisi olmak.
Kim bilir ne kadar da zordur
Bir grizu patlamasında
İstanbul kadar yakın olmak isterim sana
Serin serin esen poyrazlarımla
saçlarında büyülü bir gezintiye çıkmak
Âniden bastıran sağnak yağmurlarımla
aşktan sırılsıklam yapmak seni
İstanbul kadar yakın olmak isterim sana




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!