O dilerse zengin, dilerse fakir kılandır
Sıkan, daraltan herşeye kâdir Yaradandır
Darlıkta ve de bollukta şükretmezse bir kul
Hem dünyada hem ahirette sonu hüsrandır
(20 Ekim 2007/ İstanbul)
Yaratmıştır evreni ALLAH kusursuz bir ahenkte
Her şeyi var etmiştir birbiriyle uyumlu renkte
Ovalar, dağlar, taşlar, kuşlar, ağaçlar velhasılı
Kâinâtın her zerresi onu her an zikretmekte
(25 Eylül 2007/İstanbul)
Bir yalnızlık şarkısı dilimde
Alabildiğine hüzünlü
Alabildiğine duygulu
Ve özlemlerle dopdolu
Senden uzaklarda olmak
Ayrılıkların en kötüsü
Yaprak yaprak açılan gonca bir gül gibidir
Dudaklarında beliren o tatlı gülüşün
Gönlüme nice baharlar ihtişamla gelir
En güzelindeyim ben yaşanan aşkın, düşün
Bakışların yaz güneşidir doğar içime
Rüzgâr, adını fısıldar kulağıma usulca
Sonbaharın bağrından koparak gelir
Yaprakların dalga dalga hışırtısı
Ağustos böcekleri son mesaisindedir
Geçip giden koca bir yazın ardından
Gözlerim bazen bir bulut arkasında
Bir katre alevdir yârim, aşkla tutuşan gözlerin
İçimde saklarım seni, kalbimde müstesna yerin
Yüreğimdeki sevgiler, tüm okyanuslardan derin
Gençlik çağımın sevdâsı, akar gönlümden gönlüne
Sevmek doyumsuz bir arzu, aşkın olmazsa olmazı
Yâr, aşkımız bir roman seninle
Gerisini hiç sorma sen bana
Gerisi hikâye
(13 Ocak 2008/ İstanbul)
Sen gelince gökkuşağı renginde
çiçekler açardı içimde kucak kucak
En güzel, en hoş kokulu, en nârin
kır çiçekleri misâli renk renk
Yüreğimde sevdânın en tatlı
rüzgârı eserdi ferahlardı gönlüm
Zamanın zemheri koynunda,
binbir teselliyle sevdâlım
avuturken ben kendimi
Sen kim bilir yâr, hangi illerdesin
Sen kim bilir yâr, hangi dillerdesin
Gamlı rûhumun dört bir yanında
Sen yâr, bu aklımı başımdan alan bir dilârâsın
Sen yâr, beni hep hülyâlara salan bir dilrübâsın
Sen yâr, şirin mi şirin, şiir misali bir dilbersin
Gül bile dikenden ibaret kalır yanında senin
(15 Ağustos 2007/ Balıkesir-Ören)




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!