O, mümin kullarının tek dostudur her dâim
Ondan pek de uzaktır nankör olan her zalim
Cenâb-ı Hakk'tan başka dost edinme kendine
Bunu emreder bize yüce Kur'an-ı Kerim
(30 Mart 2008/ İstanbul)
Bende bu sevdâ var iken, sen yine mestâne gönül
Aşkla dolup anbean oldun bana dostâne gönül
Loş geceler aydın olur, hep yüreğim neş'e bulur
Gökteki mehtaptır o cânan ki ne şâhâne gönül
(Müf te i lün / Müf te i lün / Müf te i lün / Müf te i lün)
Sonbahar rüzgârlarıyla dalında keyifle sallanan yaprak
inmemek için salıncağından mızmız bir çocuk gibi
direnir yerçekimine karşı çocuksu bir inatla
(24 Şubat 2007/ İstanbul)
Âlemleri yaratan ALLÂH ki pek yücedir
Kur'anla hep yüceliğini etmeli takdir
Kur'an'a ve kâinata ibretle bakmazsan
En aydınlık gündüzler bile her dem gecedir
(21 Eylül 2007/İstanbul)
Kanını toprağa al al akıtan
Teröre kükreyen yiğit bir arslan
Vermez düşmanına katiyen aman
Zafere ulaşır GAZİ`nin yolu.
Metrelerce karda o hep iz sürer
İyilikleri yakan bir kordur kin ve haset
Tüm fena huylarını yüreğinden sen defet
Nefretle, kıskançlıkla, kötülükle dolarak
Çekme Cenâb-ı Hakk'la arana sakın ha set
(19 Aralık 2007/ İstanbul)
Bir şiir yazdım az ve öz
Fazla lafa ne gerek var
Ârif olana yeter bir tek söz
(14 Temmuz 2006/ Ören-Balıkesir)
Kimimiz vatanında
Kimimiz yaban ellerde olsa da
Aslında gurbetteyiz hepimiz
Dünyâ geçiçi mekânımız
Asıl yurdumuz âhirettir bizim
İnsan için dünyâ bir gurbet yeri
Yükselen güneşin altın ışıltıları
parıldamakta o şaheser yüzünde
Sevdân, bin bir parıltıyla saçılmakta
ruhuma dalga dalga akan sözünde
Aşkın, masmavi engin bir denizdir ki
gönül sahilime köpük köpük vuran
Bir yer ki burası, adı Ören
Edremit körfezinde gizli bir cennet
Yeşili, yeşil mi yeşil
Mavisi, mavi mi mavi
Sağ yanında dikilip duran Kaz dağları
Balıkçılar atıyor denize ağları




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!