Bir bir soyunuyorum kederlerimden
Atıyorum onları anılar sepetine
sanki kirli bir elbise gibi
Giyiyorum en güzel
en temiz sevdâ giysisini
sen gönlüme girince sevgilim
Yosun tutmuş bîçâre yüreğim ey nazlı yâr
Bir bir vurur hüzün dalgaları katar katar
Sevdâm ki gönlümdeki terkedilmiş bir ada
Uçar keder kuşları puslu semâlarında
O, dilediğine izzet, şeref verip aziz eyler
Hakk'a hakıyla kul olan üç günlük dünyayı neyler
Maddeye kul olanların hep nasıldır sonu bir bak
Cehenneme odun oldu nice hanım nice beyler
Ne mal ne mülk ne de makam bir insanı eder adam
Gözlerinde o sevdânın
gözleri kamaştıran ışıltısı
Dudaklarında mutluluğun
dillerden düşmeyen şarkısı
Ellerinde şefkatin o
pamuksu yumuşaklığı
O, zillete düşüren, hor ve hakir edendir
Horluktan kurtulansa, hep Hakk yolda gidendir
Hakk yolunu tutmayıp, sapkınlığa düşense
Cehennemi kazanıp, cenneti kaybedendir
(9 Şubat 2008/ İstanbul)
O, her duayı işitip, ona icâbet edendir
En bahtiyâr kul yalnızca Allah'a rağbet edendir
Yüzyıllarca gönüllerde dâima taht kuran kişi
İlâhî aşkla dolarak sirkeyi şerbet edendir
(24 Ocak 2008/ İstanbul)
Adımız sanımız Türk'tür bizim Türk
Ey vatanıma göz diken bizden ürk
Bu ülkeyi kurdu yüce Atatürk
Adımız sanımız Türk'tür bizim Türk
Şanlı zaferlere hep imzâ attık
Akıl ve îmân bulursa kemâl;
Kurtulur insan öfkeden derhal;
Hasedle,kibirle olmaz hemhâl.
Sen hiç anlatabilir misin?
Hiç gülmemiş birine kahkahayı
Şefkatten yoksun birine merhameti
Sen hiç anlatabilir misin?
Hiç görmemiş birine gördüklerini
Hiç sevmemiş birine sevdâyı
Ben sevgisiz yaşayamam
Aşksız, sensiz hiç kalamam
Hasretine dayanamam
İnan ben sana kıyamam
Rüyâlarımda hep sensin




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!