Umudum bekletiyor beni ıssız yollarda
Çaresizliğim büyür sürekli bu kollarda
Yağmurum düşer damla damla dolar da
Nefesim tükenir birden bu dimdik yokuşlarda
(18 Ağustos 2006/ Ören-Balıkesir)
Yalnızlığımın en ücra köşesinde
Yürüyorum yavaş adımlarla
Gölgem bana eşlik ediyor
Ölüm sessizliğindeki kaldırımlarda
Bir umut ışığı beliriyor
Belli belirsiz ufuklarda
Bir adam vardı
Yanında da bir paket sigara
Koydu paketi masaya
Aldı içinden bir cigara
Yaktı ve tüttürdü bir tanesini
Çekti içine iştahla dumanını
Gidiyorum bugün, sensizliğe;
Yolum uzun, ömür, pekte kısa.
Vedâ eder gönlüm, mutluluğa;
Merhaba der rûhum, hüzne,yasa.
Vezni: (4+2) +4 Duraklı 10'lu Hece vezni.
Turistlerin sular altında
bir şehir görmek için
Venedik'e gitmelerine
gerek yoktur hiç mi hiç
Yağsın sağnak yağmur
İstanbul'a birkaç saat de
Vuslata Eren
Sensin beni yârim aşka düşüren.
Seni sevmeyen kendinden utansın.
Sensin beni Leyla’ya Mecnun eden.
Aşkı bilmeyen, Leyla’dan utansın.
Sen, baharda açan bir yaban gülü
Ben seherde öten bir aşk bülbülü
Neşeyle konarım ben dallarına
Bulanır her yerim hep allarına
Gökyüzümde aydır nur saçan sevdân
Uykusuz mu uykusuz geceler
Sanki birbiri ardına gelmiş heceler
Hepsi el ele tutuşmuş
Etrafımda olmuş ateşten bir çember
Bu çember giderek daralmakta
Gitgide beni iyice içine almakta
Uyuşturucu madde hiç kullanma sakın.
Bir gün, bir yerde çöküp, kalırsın ansızın.
Dört kolluya bindirirler seni bir güzel;
Kara toprağın altına girip, kalırsın.
Çekip gittin, bir iz bile yok senden.
Ayrılmak bu kadar kolay mı benden?
Bir haber bile yok, gittiğin yerden,
Doldu hasretin hep gecelerime.
Tanıyor gibiydim seni ezelden.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!