Geçmişten geleceğe kurduk bu kutlu bağı,
Kadınıyla, erkeğiyle aştık bu karlı dağı.
Çekilen her çile, dökülen her damla yaş,
Yeşertti işte bugün bu bereketli bağı.
Hatırlar mısın? Susma orucu tutanı,
Issız dağlarda elinde bebeğiyle edilen duayı.
Teslimiyetle Rabbine verdiği söze sadık kalanı,
Her iftiraya karşı başı dik, yüreği mahzun ve emin olanı…
Saraylar içinde gönlünü bir tek kapıya bağlayanlar,
Ateşin ortasında ahdini, imanını bozmayanlar,
Dünyanın "boyun eğ" dediği yerde baş kaldıranlar,
Asıl hürriyetin bize ne mana olduğunu öğretenler...
Bir yerde dil susar fakat gönül susmaz,
Bir yerde kapılar kapanır fakat göğe giden yol kapanmaz.
Nice yürekler enkaz altında kalır ama yine de umudundan dönmez,
Çünkü hakikat toprağa gömülse de asla kökünden sökülmez.
Sabır; elde kolda bağ, durup kalmak değildir.
Çabayı eksiltmeden Hakka varmak demektir.
Tohumu at toprağa, yağmuru Rabbinden bekle,
Teslimiyet, vazgeçmek değil, Hakka güvenmektir.
Öyleyse sende yapabilirsin ey gönlüm,
Küçümseme kendini.
Bir iyiliği sessizce büyüt kimse bilmese de olur emeğini.
Bir mazlumun duasına katıl, bir yetimin başında bul elini,
Belki Allah senden bekliyordur bu çağın sabır nöbetini.
Bu yollar öyle kolay geçilmez, Dön bak bir dava uğruna neler neler feda edilmez?
Neler verilmez bu uğra; mallar mı ömürler mi?
Uykusuz geçen nice çileli seherler mi?
Kelimelerin kifayeti yok bunları anlatmaya
Asırlar geçsede bu maya aynı maya
Lüzum yok zalimlerin zulmünü yok saymaya
Biz yinede devam edelim derinden hakkı anlatmaya
Bu yol gül bahçesi değildir ki yolcusunu kanatmasın, incitmesin.
Menzilin sonundaki cennet uğruna canlar, ömürler feda edilsin.
Eğer sabır ve teslimiyetten gaye Rıza-ı Rahman ise,
Yaradan bizi ondan, onu da bizden razı etsin.
Kayıt Tarihi : 23.10.2026 22:56:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!